Fulya

Fulya
Puan vermedi·152 syf.··
2025 36. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 15:40
Okumayanın kalmadığını ve hakkında onlarca inceleme yazıldığını düşündüğüm kitap için kendime not düşmeye karar verdim. Sistem hangi …izmle yönetiliyor olursa olsun, “hayvan çiftliği” ile başlanılan noktadan “beylik çiftliğine” evrildiği sonucunun böylesine gerçekçi bir masalla anlatılması olağanüstü. Normalde okuduğum kitaplarda, altını çizdiğim cümlelerinin, büyük bir kısmını unutmamak adına alıntılıyorum. Ancak kitabın tümünün altı çizilemeyeceğinden ;) bu kez sadece başlangıç ve sonuç paragraflarını alıntılamakla yetindim. Sonuç: Yirmi yıl önce okuduğumda, ilk paragrafın doğruluğunu düşünürken; malesef şimdilerde son paragrafı daha gerçekçi bulduğum ile yüzleştim. Demek ki kitapla yeniden yolum kesişirse; yeni bir ben daha yakalayabilirim. Teşekkürler Orwell
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2025 32. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 21:18
Aytmatov’un okuduğum ikinci kitabı oldu Elveda Gülsarı. Neden yazarla daha önce tanışmadığıma çok şaşkınım doğrusu. İnsanı, doğayı, ilişkileri, sistemi öyle güzel betimliyor ki yine her kelimesiyle içime işledi. SPOİLER!! Ben, kahramanımız Tanabay’ın atı Gülsarı ile hikayesini okuyayacağımı sanırken; yazar küçücük kitabın içine Tanabay ve Gülsarı’nın gençliğinden yaşlılığına kadar geçen süredeki tüm hayatını yerleştirmiş. Kitap, yönetim şekli eleştirisi gibi görünse de aslında insanların sistem içindeki değişimi, hatta en yakınlarımızın dost, eş ve çocuklarımızın bile zamanla değişimine getirilmiş oldukça naif bir eleştirisiydi. Çevreyle yaşadığımız düşünsel farklılıklarımızın ve hatta yaşadığımız fiziksel yetersizliklerimizin; yaşlanmak ve geçerliliğimizi kaybetmek temalarının iç acıtıcı biçimde anlatıldığı duygu yüklü romanı kırklı yaşlarımda :) okumak çarpıcıydı. Tavsiye olunur.
Edebiyat
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,1bin okunma
8/10
·779 syf.··
2025 30. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 20:51
Budala’yı uzun zamandır okumak istediğim halde, uzunluğu nedeniyle cesaret edememiştim. Zira yarıda bırakmak istediğim anlarda olmadı değil. Ancak okumayı zamana yayarak, bu durumdan kurtulabildim. Kitabımız başta oldukça sürekliyici olsa da, ortalarda çok yavaş ilerledi; son iki yüz sayfayı ise neredeyse koşarak okudum. Kitap, Avrupa’da uzun süre tedavi gören epilepsi hastası genç Prensin, yıllar sonra -özlemle- Rusya’ya dönüşü ile başlıyor. Kendisi o kadar iyi niyetli, dürüst ve ahlaklıki bulunduğu çevrede ‘budala’ olarak görülüyor. Yazar, karanlık tutkularla, sahtekarlıkla, yalanlarla dolu ve kıskanç karakterler üzerinden yozlaşan toplum yapısında, bireylerin saf iyilik haliyle başarılı olup/olamayacağını anlatmaya çalışıyor. Bu polyannacılık, toplumda farklılık olarak algılandığından bireyin değer görmediğini ve kötülerin arasında iyi niyetli olmanın (kötüleri düzeltmediği gibi) bireyin kendisine doğrudan zarar verdiğini ve işe yaramaz olarak algılanması nedeniyle yanlızlaştığını da sayfalarca anlatıyor. Bu arada, 1860’larda yazılan bir kitaptaki karakterler, (Rogojin’in saplantılı aşkı, Nastasya’nın saç baş yolduran histerisi, Aglaya’nın gurur abidesi halleri, ailelerin çıkarcı tutumları, verem hastası İppolit’in çaresizliği) şimdilerden çok da farklı değildi. Sonuç olarak Dostoyevski karakterleri yine çok içimizdendi, SPOİLER!!! Nastasya’nın aşk mı, güç mü, tercihini yaptığı, İppolit’in hayatın anlamsızlığı ve hastalığı nedeniyle çaresizce ölümü bekleyişini anlattığı, Rogojin ve Prensin Nastasya yüzünden karşı karşıya geldiği bölümler ve tabiki trajik son önemliydi…Sayfalara sabrınız varsa, tavsiyem okumanız yönünde.
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Beyaz Gemi
9/10
·168 syf.··
2025 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 13:42
Annesi ve babası tarafından yok sayılıp bir orman köyünde yokluk ve türlü kötülükle yaşamaya çalışan dedesinin yanına bırakılmış, okula henüz adım atmış çağdaki -adı bile olmayan- bir çocuğun gözünden baktım dünyaya bu kez. Çocuğun korunmaya o kadar ihtiyacı vardı ki onu sarıp sarmalamak istedim. Hayallerinde onu kurtarmaya gelecek olan büyülü Boynuzlu Maral’ı bekledi. Kendisine, dedesine ve teyzesine eziyet eden eniştesinden koruyacak bir baba figürü bekledi. Küçük kalbi kaygıyla dolup taşarken hayallerindeki yarattığı o beyaz gemiye ulaşmak için balık olmayı bekledi. Bekledi de bekledi. Aytmatovla tanışmamı sağlayan bu kitabın dili oldukça akıcı ve sade. Karakterlere gelirsem, çocuktaki masumiyet halinin, dededeki günü kurtarmaya çalışan “pasif iyilik” halinin hiçbir işe yaramadığını; aksine bu hallerin, kötülerin daha da kötü olmalarına neden olduğunu, kötülerin yani güçlülerin galip geldiğini bir kez daha anlatıyor Yazar. Ayrıca pollyannacılıktan uzak çok tanıdık bir sonla bitti. Spoiler içerir!!! Hatta öyle bir son ki, dedenin kötülere yaranmak ve o yaşta işsiz kalmamak için çocuğa kurtarıcı ve büyülü bir mit olarak anlattığı Boynuzlu Maral’ı kendisinin avlaması bu kadar da olmaz dedirtti. Ez cümle, sonu itibariyle yazarın tüm okur ve edebiyat çevrelerince eleştirilmesi bir yana, masalla gerçeğin, gerçekle masalın iç içe geçtiği bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
Kirpinin Zarafeti....
8/10
·304 syf.··
2025 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 13:35
Bestseller yaklaşımım -önyargılarım nedeniyle- biraz erteleme üzerine kuruludur. Tatilde hafif birşeyler okuyayım o da bu kitap olsun demiştim. Oldukça hafife aldığımı anladım Kirpinin zarafeti hem yaş hem sınıfsal statü olarak birbirinden tamamen farklı iki karakterin hayata bakışlarının ortaklığını keşfetmelerini konu alan, güzel, hüzünlü ve sizi biraz da felsefeye davet eden bir kitap. Derin ve zekice yazılmış olsa da, karakterlerden on iki yaşında olanın hayata deneyimlemediği bir olgunlukla bakması kurgusal açıdan eksiklikti sanki. Renee’nin ise kapıcıyım da kapıcıyım ama kendimi de geliştirdim! laflarının sürekliliği beni biraz sıksa da; gerçekten çoğu zaman kendimi sorgulamama ve kendi yaşamıma paralel giden yolları keşfetmeme ve düşünmeme neden oldu. Garip bir sonuç cümlesi yazmam gerekecek, bu kitabı ya seveceksiniz ya da yarıda bırakacaksınız. Değişik.
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Reklam