Aramızdaki şey,yollar olsaydı aşardık.
Mesafeler olsaydı çözerdik.
Sorun olsaydı, konuşur hallederdik
Aramızda bir dağ olsaydı tırmanır yine sarılırdık.
Bizim mesele bambaşka bir şey.
Bunu çözmeye bir ömür yetmeyecek
Bu sessiz bir veda.
Gitmek,ayaklarla yapılmıyor her zaman...
İlber Ortaylı’nın İnsan Hayatını Nasıl Kurar? kitabını bitirdiğimde aklımda kalan ilk şey şu oldu: tarihi olaylardan kişisel bir gelişim rehberi sunmasını beklediğim bu kitap ,daha çok keyifli bir sohbet gibiydi. İlber hoca tarihten, toplumdan ve kendi birikiminden örnekler vererek okuru bir yolculuğa çıkarıyor ama bu yolculuk belirli bir çizgide ilerlemiyor, ara ara farklı konulara kayıyor.
Başta biraz daha “rehber” tarzı bir şey beklemiştim ama kitap aslında daha geniş yelpazede, kimi yerde sohbet kimi yerde nasihat tadında ilerliyor. Bu yüzden çok sistematik değil ama okuması keyifli.
Bana kattığı en önemli şey “hayatı idame ettirmek” kavramı oldu. Hayatın direksiyonunun elimizde olduğunu, hangi yolda gideceğimize, nerede durup nerede devam edeceğimize bizim karar vermemiz gerektiğini hatırlattı. Başkalarının güdümünde yaşamamak, kendi yolunu çizmek kitabın bana en çok düşündürdüğü noktaydı.
Bir diğer önemli nokta da umut ve ilham üzerineydi. İlhamın sadece geldiğinde değil, harekete geçtiğinde anlamlı olduğunu; harekete geçmeyen ilhamın insana yük olabileceğini gösterdi. Umut etmek de sadece beklemek değil, küçük de olsa sürekli adım atmakla mümkün.
Genel olarak bakınca, kitap bana hem keyif verdi hem de ufuk açtı. Çok derinlemesine bir kişisel gelişim kitabı olmasa da hayata dair önemli hatırlatmalar yaptı
"Mesele aslında öğrettiğinin içeriği de değildir, ne kadar öğrettiğin de. Mesele kimi eğittiğindir. Bir de şüphesiz kimin eğittiğidir. Seçkin evlatlarını okutabilenler, bu çocukları bir yerlere kopyayla, hatırla gönülle gelen yeteneksizlere kurban etmeyen uluslar daima başarılı olmuştur."
"Cesaret sizden vaktinizi ister. Çünkü cesaret her gün kendinizden bir nebze feda edip bir fikri geliştirmeye koyulmaktır bir meseleye katkı sunmaktır veya bir kurumun büyümesine yardımcı olmaktır. Bu da sistem ister, prensip ister. Demek cesaret evvela düşünmek ister."