Necmettin Erbakan'ı anlatacak haddi kendimde bulamıyorum.Ama kitap hakkında bir şeyler yazmak istedim.
Erbakan'ın hayalini kurduğu "Adil Düzen" aslında bâtılın zail,Hakkın hakim olması düşüncesinden doğmuştur.Bu şeyin adı a da olabilir b de olabilir,fark etmez.Önemli olan şey Hakkı üstün tutmaktır.Erbakan hedefini sadece kendi ülkesiyle sınırlandırmamış dünya için gereken adil düzenin peşinden de gitmiştir.
Erbakan ömrünü Hakkın yeryüzünde hükümran olması yolunda tüketmiş,ne bildiyse söylemiş,her zaman gördüğü yanlışları dile getirmiş bir siyasetçi,din adamı,fikir adamı ve hatta bilim insanıdır.Ne yazık ki biz onun sadece siyasetçi yönünü biliyoruz.
Türkiye'nin ekonomik,teknolojik,sanayi ve siyasi anlamda eksiklerini görmüş bu uğurda birçok çalışmaya imza atmıştır.Burada onun başarılarını saymak değil niyetim.Niyetim bize bu kitapta ne söylemek istediğine kulak verebilmek ve bir nebze olsun anlatabilmek.
Erbakan dünyayı yöneten güçlere"izm" lere,kapitalist düzene karşı her daim uyanık olmamız gerektiğinin üzerinde ısrarla durmuştur.Kapalı kapılar ardında nelerin döndüğünü bize her defasında söylemiş ve hiçbir zaman da yorulmamıştır.
Türk milleti olarak temelimizin sağlam olduğunu,aziz bir tarihe sahip olduğumuzu hiç unutmamamız gerektiğini nakletmiştir.Çünkü geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez.Ve bu kutsal tarihin içimizdeki iman ve inancımız ile yazıldığını da asla göz ardı etmememiz için ısrarla üzerinde durmuştur.
Dünyayı yöneten düzenin esiri olmamak için teknoloji,sanayi,bilim anlamında üretici olmayı yoksa her zaman dışa bağımlı bir devlet olunacağının altını ısrarla çizmiştir.Her anlamda bağımsız bir devlet olabilmenin yolu buradan geçiyor çünkü.Bir alandaki üstünlük asla yeterli olmuyor.Çünkü bir taviz,dışarıya bağımlılık arkasından birçok sorunu