Ben Milletim uğruna adamışım kendimi
Bir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir.
Zulüm Azrail olsa, hep Hakk'ı tutacağım
Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir.
Üstad Karakoç
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın Davam kitabını yorumlamak ne kadar haddime olmadığını düşünsemde bir kaç cümle ifade etmekten de kendimi alıkoyamacağım.
Verdiği kıymetli öğütlerle şuurlu bir müslüman nasıl olmalıdır sorusunu hayatıyla yaşayarak tasdik ederek bizlere güzel bir örnek ve önder olmuştur. Türk siyasi tarihinin güzide ve kıymeti şinas neferleri arasında yer almıştır. Taraflı tarafsız bir çok kesimin takdirini kazanmıştır. Bu takdiri bir lütuf sayarak "Ne yaptımsa Allah rızası için yaptım" diyerek lafı dosdoğru bir yola iletir.
Nezaketli konuşmasıyla insanı erdemli sözleriyle celbeder. Kelamlarında, konuşurken nezaketli ve kırmadan; dinlerken dikkatle ve saygıyla tebessüm ederek insanı mest etmiştir.
Hayatını Milli Görüş davasına adayan Erbakan Hoca, siyasi kimliği bir yana önce ahlak ve maneviyat sözüyle çok kıymetli konulara temas etmiştir.
Ben daha fazla uzatmadan, kitaptan ziyade Erbakan Hoca'nın şahsıyla ilgili fikirlerimi beyan etmiş bulunmaktayım. Yazılacak, çizilecek, okunacak onlarca konu varken ben özetle Milli Görüş, Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen kavramlarını bizzat rahmetli Erbakan'ın kendisinden dinlemenizi, kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. Eminim ki geleceği aydınlatan farklı bir bakış açısı sunacaktır.
Allah rahmet eylesin.
| 27 Şubat 2022 |
• ALİ KARAKOÇ
"Güneş doğduğunda nasıl karanlıklar yok oluyorsa
dünyamızdaki her türlü baskı, zulüm ve haksızlık da
inananların çalışmalarıyla yok olacaktır. İnanıyorsanız en üstünsünüz. Zafer ise elbette inananlarındır ve zafer yakındır. İşte bizim davamız budur. Ne mutlu bu hak davada canla başla koşanlara."
Dinci olmakla dindar olmak arasındaki farkı ortaya koyan siyaset insanı Necmettin Erbakan'ın muhteşem kitabı. İslam'ın gücüne ve milletine inanmış bir insan.
Siyasetçi, akademisyen, mühendis ve başbakan. Türk siyasi tarihinde büyük yeri olan Erbakan, 28 Şubat sürecinin zorlu yıllarından geçmiş, siyaset yasağına maruz kalmıştır.
Kurduğu Milli Nizam Partisi, laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü" iddiasıyla açılan dava sonucu kapanmıştır.
Daha sonra Milli Selamet Partisi'ni kurmuştur. Bu partide milletvekilliği yapmıştır.
Ardından Bülent Ecevit'in lideri olduğu Cumhuriyet Halk Partisi ile koalisyona gitmiş, devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olmuştur. Kıbrıs Harekatı'nı savunmuştur.
Ecevit Erbakan ve MSP ile ilgili "harekâta bir cihat havası, fetih havası vermeye kalkıyordu ve bu tutum; dünyada ciddi kuşkular uyandırabilecek, Türkiye'nin elini kolunu bağlayabilecek sorunlar yaratabilirdi." demiştir ve 17 Eylül 1974'te hükûmet dağılmıştır.
Erbakan Kudüs Miting'ide Arapça pankartlarla yürüyüş yapmıştır. Bu durumun 12 Eylül Darbesinin sebeplerinden biri olduğu söylenir. Yine siyaset yasağı almış, yasak sonrası Refah Partisi'ni kurmuştur. Yaşanan olaylar sonucu bu parti de kapanmış Fazilet Partisi kurulmuştur. Kendi içinde ayrılıklara düşen partinin iki kolu oluşmuştur. Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Adalet Kalkınma Partisi ve Recai Kutan başkanlığında Saadet Partisi.
Kitap başlıklar altında bölümlere ayrılmış. Okunması bu yüzden daha kolaylaştırılmış. Peki Erbakan bize neler
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
Davanız İslam oldu mu?
Gayeniz Allah'ın rızası oldu mu ?
Hedefiniz hak nizamı hakim kılmak oldu mu?
Arzunuz tüm insanlığın saadeti oldu mu?
Yolunuz cihat oldu mu?
Metodunuz ikna oldu mu?
Peki bütün meseleniz şerefli bir davada ülkeniz için , insanlık için, maarif davanız için,sanayi davanız için ve dahası için vereceğiniz imtihan mücadelesi yolunda durmadan son nefese kadar koşup ilahi rızayı nasıl kazanırım düşüncesi içine girdiniz mi? İşte bilimsel ve siyasi kimliğiyle saymış olduğum bu soruların canlı cevabı kitabıyla ışık olan Prof.Dr.Necmettin Erbakan...
Türkiye'nin ilk yerli motor fabrikasını kurarken hangi esrarengiz olaylar yaşandı!
Almanya'daki ünlü Kürhaus Oteli'nde yapılan çok gizli toplantıya nasıl katıldı?
Bu esrarengiz toplantıda konuşulanları duyunca hangi kararı aldı!
Bir bayram sabahı asılan Saddam Hüseyin ile, Bağdat'taki Başkanlık Sarayı'nın
salonunda ne konuştular? Saddam Hüseyin'e hangi tavsiyede bulundu? Yavru vatan Kıbrıs mücadelesinde neler yaşandı? Ve daha tüm meselelerin canlı şahidinin dilinden yazılan ve sizi oldukça düşündürüp dert sahibi dava sahibi yapan bir kitap...
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
Bayağı bir zamandır merak ettiğim, okumaya niyetli olduğum bu kitabı bir yarışma vesilesi ile elime aldım. Oysa sayfalar ilerlerken bu kitabı çok önce okumuş içindeki davadan kazandıklarımı çevremde paylaşıyor olmam gerektiğini fark ettim.
Milli Sanayi ve Milli Şuur davası bence çok önemli iki husustur. Bunlara ulaşmak için ister Adil Düzen ister başka yöntemler uygulayın, sonuçta bu iki hususa ulaşacaksanız bence davanız Haktır.
Rahmetli Erbakan bu kitapta herkesin anlayacağı sadelikte davasını anlatıyor. Tekrara düşmeden yalın ve akıcı bir şekilde anlatımıyla hiç sıkılmadan benim gibi iki gün de okuyabilirsiniz.
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
Necmettin Erbakan kitabında sadece siyaset hayatını değil aynı zamanda İslamı ve Peygamber Efendimiz(S.A.V)de anlatıyor. Müslüman bir gencin nasıl davranması gerektiğinden tutun da dünyadaki gizli örgütlere kadar birçok durumun bahsedildiği bir kitap. Düşünceleriyle, yeni fikirleriyle, yapmak istediği ve özellikle kurmak istediği o adil dünya düzeniyle gönülleri fetheden bir dava adamı Necmettin Erbakan. Eğer ki Necmettin Erbakan'ı tanımak ve anlamak gibi bir istediğiniz varsa - ki benim fikrime göre mutlaka olmalı- kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Şimdiden okuyacak bütün herkese iyi okumalar.
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
rahmetli necmeddin erbakan hocamizin bazi planlarindan ve dis guclerin ic gucler vesilesiyle yaptirmadigi seylerden bahsediyordu ve hatirlamadigim nice guzel seylerle ilgili
bir turlu birakmadilar motoru yapmayi xd
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
Selamün Aleyküm, öncelikle Erbakan Hocamızın yazmış olduğu bu kitap çok güzeldi. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Hayatıma o kadar güzel şeyler kattı ki, bu kitaptan önce ne kadar az amacım olduğunu fark ettim. Cihad, dâva ve İslam'ı anlatan çok güzel bir kitap. Müslümanların neleri başardığını, nelerin üstesinden geldiğini ve ne kadar güçlü olduklarını bir daha hatırlatmakta. Kitabı okuyunca sanki bir güç kazandım. Dâva bilincim oluştu, cesaretim arttı. Neredeyse her sayfada altını çizdiğim cümleler, paragraflar vardı. (Bu kitap hakkında ne kadar çok alıntı paylaştığımı farketmişsinizdir.)
Hani Erbakan Hocamız diyor ya; "Ben ne yaptıysam Allah rızası için yaptım." diye. Allah sizden razı olsun Hocam, bu kitabı okuyan gençlere/yetişkinlere dava bilincini ve cesaretini kazandırdığınız için. İslam'ı dâva edinip, anlattığınız için. Ülkemiz ve Müslümanlık adına uykusuz kaldığınız için...
Mekanı Cennet Olsun...
DavamNecmettin Erbakan
Ben bu kitap için,Necip Fazıl'ın bir sözünün( az ve öz bir ifadeyle ) uygun olacağını düşünüyorum. “Abdülhamid'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır !”
dediği gibi,evet,Erbakan'ı anlamak her şeyi anlamaktır..!
İşte bu nedenle,bir dava adamı olan " Erbakan " hakkında yorum yazmak beni aşıyor.
Bu kitap neyi anlatıyor,derseniz.Bana sanki bir ansiklopedi gibi geldi.
İçinde deyim yerindeyse yok yok.
( Din,Tarih,Ekonomi,Ahlak,Eğitim,Sanayi...)
Tavsiye ( özellikle gençlere ) eder, iyi okumalar dilerim...
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
Allah Necmettin Erbakan hocadan razı olsun.
Kendisini millete adamış bir adam.
Dava adamı...
Bu vatanın tüm fertlerinin okuması, anlaması ve bu uğurda çabalaması gereken bir kitap
Bir yol gösterici ...
Bu hak dava elbet bir gün gerçekleşecek, önemli olan bu dava için çalışanlardan mıyız, yoksa yan gelip yatanlardan mı?
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
Kitabı okurken içimde muazzam derecede bir heyecan hissettim . Bu ,biz Müslümanların da herşeyi başarabileceğinin kanıtının heyecanı idi. Kitapta yer verdiği müslüman alimlerin bulduğu ilmi şeyleri gördükçe ne kadar da hayatımı boşa geçirdiğimi anladım . Efendimizin de dediği gibi iki günü bir olan ziyandadır. Okumayı mutlaka tavsiye ediyorum . Sağlıcakla kalın .
DavamNecmettin Erbakan · Milli Gazete Yayınları · 20136bin okunma
Necmettin Erbakan, Türk makine yüksek mühendisi, akademisyen, siyasetçi ve Millî Görüş ideolojisinin kurucusudur. Başbakan yardımcılığı ve başbakanlık görevlerinde bulunmuştur.
Necmettin Erbakan 29 Ekim 1926 tarihinde Sinop Kadı Vekili Mehmet Sabri ile Kamer Hanım'ın oğlu olarak Sinop'ta dünyaya geldi. Babası Mehmet Sabri Bey, Adana'nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde uzun süre hüküm sürmüş olan Selçuklu Türklerinin Kozanoğulları soyundan; Annesi ise Sinop' un ileri gelen ailelerindendi. İlkokula Kayseri'de başlayan Erbakan, babasının tayininden sonra ilkokul öğrenimini Trabzon'da tamamladı. 1943 Yılında İstanbul Erkek Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Üniversiteye sınavsız giriş hakkı kazanmasına rağmen kendisi sınava girmeyi tercih etti ve bu sınavı üstün başarıyla vererek üniversite öğrenimine ikinci sınıftan başladı. 1948 yılı yaz döneminde, İTÜ Makine Fakültesinden üstün başarı ile mezun olan Erbakan, aynı yılın 1 Temmuzunda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistan olarak göreve başladı. 1948 ile 1951 yılları arasında yeterlilik tezini hazırladı. Bu süreçte ders verme yetkisi sadece doçent ve profesörlere ait olmasına karşın, kendisine özel bir izin çıkarılması üzerine daha asistan iken Makine Fakültesinde ders vermeye başladı. İTÜ Erbakan'ı 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesinde ilmi araştırmalar yapmak, bilgi ve tecrübesini artırmak üzere Almanya'ya gönderdi. Almanya'da bulunduğu süre içerisinde Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schimit ile birlikte çalışmalar gerçekleştirdi ve hazırlamış olduğu doktora tezi ile Alman üniversitelerinde Doktor unvanını kullanmaya hak kazandı.
Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt kullanımı konusunda araştırmalar yapan ve bu konuda ilgili bakanlığa bir rapor sunan Erbakan'ın bu dönemde yazdığı dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu matematiksel olarak izah eden doçentlik tezi Alman ilim çevrelerinde büyük ilgi gördü. Tezin akademik dergilerde yayınlanmasının ardından, o tarihlerde Almanya'nın en büyük motor fabrikası olan DEUTZ motor fabrikalarının genel müdürü Prof. Dr. Flats tarafından Leopar tanklarının motorları ile ilgili araştırmalar yapmak üzere bu fabrikaya davet edildi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan Erbakan, 1953'te doçentlik sınavını vermek üzere Türkiye'ye döndü ve bu sınavı başarıyla vererek henüz 27 yaşındayken Türkiye'nin en genç doçenti oldu. Araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya'ya giden Erbakan, burada yaklaşık 6 ay motor araştırmaları başmühendisi olarak görev yaptı. 1954-1955 yılları arasında askerlik görevini yerine getirdi.
1956 yılında Gümüş Motor A.Ş' yi kurarak burada Türkiye'nin ilk yerli motorunu üretti. 1960 yılında Ankara'da yapılan Sanayi Kongresinde Gümüş Motorun yaptığı imalatları sunan Erbakan, Türkiye'de otomobil yapımı fikrini ortaya attı ve bu fikrin o zamanın yönetimince revaç görmesi üzerine Eskişehir Demiryolları CER atölyesinde "Devrim Otomobili" adıyla ilk yerli otomobili imal etti. 1965 yılında profesör oldu. 1967 yılında Nermin Erbakan ile evlendi ve aynı yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Sekreterliğine seçildi.
1969 yılında TOBB başkanlığına seçilen Erbakan, hükümetin seçimleri iptal etmesi nedeniyle başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı. Aynı yıl içinde Konya'dan bağımsız milletvekili olarak seçilerek siyasete girdi. 17 Ocak 1970'te Milli Nizam Partisini (MNP) kurdu. MNP 1971 darbesi döneminde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca Erbakan 1972 yılında aynı kadroyla Milli Selamet Partisini (MSP) kurdu ve 1973 seçimlerinden %12 oy alarak 48 milletvekili ve 3 senatörle meclise girdi. 1973 seçimlerinden sonra Bülent Ecevit'in liderliğindeki CHP ile MSP hükümet ortağı oldu ve Erbakan bu hükümette devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. Bu dönemde Kıbrıs Harekatı'nın yapılmasını savunan Erbakan'ın harekat sonrası adanın tamamının alınması konusunda ısrarcı olması sonucu Erbakan ile Bülent Ecevit arasında görüş ayrılığı yaşandı ve 17 Kasım 1974'te CHP-MSP koalisyon hükümeti dağıldı. CHP-MSP koalisyonunun bozulmasından sonra kurulan dörtlü koalisyonda yine Başbakan yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerinde bulunan Erbakan, aynı görevini 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan üçlü koalisyonda da devam ettirdi. 12 Eylül'de askerlerin yönetime el koyması ile bir süre İzmir Uzunada'da gözaltında tutuldu. 1982 anayasası gereğince kendisine on yıl siyaset yapma yasağı getirildi. 6 Eylül 1987'de yapılan halk oylaması neticesinde yeniden siyasete döndü ve 1983 yılında kurulmuş olan Refah Partisinin 11 Ekim 1987'de yapılan kongresinde oy birliği ile partinin genel başkanlığına getirildi. 20 Ekim 1991 seçimlerinde tekrar Konya'dan milletvekili seçildi. Erbakan siyasi hayatındaki en büyük seçim başarısını Refah Partisi başkanı olarak girdiği 1995 seçimlerinde gösterdi. Bu seçimlerde % 21.37 oy alan Refah Partisi 158 milletvekili ile birinci parti oldu. Bu seçimlerden sonra DYP ile kurduğu Refahyol hükümetinde 28 Haziran 1996'da başbakan olarak göreve başladı. 1996-1997 yılları arasındaki Başbakanlık dönemi, 28 Şubat dönemi ve post-modern müdahale olarak nitelenen süreç ile son buldu. 1998 yılında Refah Partisi'nin kapanmasıyla birlikte beş yıl siyasi yasaklı olan Erbakan, 2003 yılında bu yasağının bitmesiyle Recai Kutan başkanlığında kurulan Saadet Partisinin Genel Başkanlığına seçildi. 2004' ten sonra bir süreliğine ara verdiği bu görevine 17 Ekim 2010 tarihinde geri döndü.
Yaşının ilerlemesi ile birlikte sağlık durumu giderek kötüleşen Erbakan, tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle 27 Şubat 2011 günü vefat etti. Türk akademik hayatında bilimsel çalışmaları ve siyaset dünyasında Milli görüş çizgisi ile iz bırakan Erbakan 3 çocuk babası idi.