Beş hikâye, beş hayat. Aslında çok daha fazlası. Çünkü çoğu karakterin hayatı bir yerde kesişiyor ve her birinin hayatında pek çok başka karakter var. Çoğu belki de hepsi yaptığı işle ilgili sorgulamalar yaşayan insanlar. İlk hikâyedeki genç kadın giyim mağazasında çalışmayı anlamsız buluyor, ikinci hikâyedeki adam sınır koyamadığı için iş yükünü arttırıyor ve bundan kurtulma yolunun hayalindeki antikacıyı açmak olduğunu düşünüyor, anne olduktan sonra kariyerinde gerilere düşen kadın iki alanda da yarım yamalak ilerlediğini düşünerek kendini yetersiz hissediyor, yıllarca işsiz yaşayan genç ilk zamanlarda gösterdiği ancak zamanla unuttuğu çabasını hatırlayıp yeniden hayata atılıyor, son hikâyedeki yaşlı adam ise 40 yılı aşkın zaman sadece işiyle var olduğu için emekli olunca boşluğa düşüp sosyal hayattaki varlığını inşa etmeye başlıyor. Tüm hikâyelerdeki en önemli nokta sıcak insan ilişkileri. Kütüphanecinin tavrı bile çok sıcak olmasa da kıymetli, çünkü karşılık bulup bulmayacağını bilmese de herkese ekstra bir kitap öneriyor ve el emeği bir şey hediye ediyor. Kütüphane teması ve ortak paydaları olan farklı hayatlar Gece Yarısı Kütüphanesi'ni anımsatsa da aslında oldukça farklı eserler. Ve bu kitap kesinlikle çok daha güzel, içten, gerçekçi. Aslında yazılabilecek çok şey olsa da fark etmeden spoiler vermeyeyim diye burada bitireyim. Genel olarak beğendiğim bir kitaptı. Tam orta yaş grubuna hitap edecek bir eser gibi. Ama çok daha gençlere ve yaşlılara da hitap edebilecek kadar kapsayıcı. Hatta bağlantılar çok önemli olmadığından tamamını okumak istemeyenler sadece kendi hayatına en yakın hikâyeyi de okuyabilir. Özellikle işle, hayattaki meşguliyetlerinizle ilgili sorular varsa zihninizde; bir anlam arayışındaysanız okumanız güzel olabilir. Farklı düşünceler katıp, yeni pencereler