Psikanalizle zen budizmi karşılaştırmış yazar. Ama yazarın üslubundan mıdır, konunun ağırlığından mı yoksa zihnimin doluluğundan mı bilmiyorum bir türlü odaklanıp tam anlamıyla konuya hâkim olamadım. Yazarın diğer kitaplarında da aynı şeyi yaşadım. Hatta bu aralar tüm kurgu dışı kitaplarda bunu yaşıyor olabilirim. Bu yüzden söyleyebilecek çok da bir şeyim yok. Yine de okumasaydım, boşuna okudum, diyemiyorum. Az da olsa bir şeyler kattığını düşünüyorum. Ama psikanalizle zen budizmin kıyaslanması çok ilginç ve biraz da gereksiz geldi bana. Sanki bir gereklilikten ziyade yazarın zen budizme ilgi duymasıyla bu alanı profesyonel alanıyla ortak bir paydada buluşturma isteğinin ürünü gibi. İki alan da aşırı ilgi alanımda değil. Konunun ilgilileri için faydalı bilgiler içeriyor olabilir. Farklı bakış açıları da katabilir psikoloji öğrencilerine vs. Ama sıradan insanların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Öyle herkesin okuyabileceği psikoloji kitaplarından değil yani.