İnsanın tutunacağı tek bir güzel hatırası varsa, her şeyi atlatabilirmiş. Madem öyle, güzel hatıralar biriktirmek geleceğimiz için
yapabileceğimiz akıllı bir yatırım olmaz mı? Bunu nasıl yapacağız peki? Etrafımıza bakıp dört bir cihete saçılmış güzellikleri kare kare çoğaltarak.
Ne zamanki vaiz çok iyi bir vaiz, öğretmen çok iyi bir öğretmen, terzi çok iyi bir terzi, memur çok iyi bir memur vs. olursa ve
herkes müdür, amir vs. olmaya ya da öyleymiş gibi davranıp asıl
işini savsaklamaya kalkmazsa işte o zaman ortaya harika bir puzzle
çıkar. Yoksa her bir parçası bulunduğu yerden fırlamış, bir noktaya
onlarca, yüzlercesi toplanıp, yüzlerce yerde boşluklar oluşmuş bir puzzle hiçbir şeydir. O artık bir puzzle değil bir yığındır.