Şeyma polat

Şeyma polat
@Falankesofficial
İnsan, Dünya ve bir takım huzursuzluklar
Yanındakilerden biri olsaydım, sınıfındakilerden, okulundakilerden, hiç olmasa her sabah aynı otobüse binenlerden biri.
Reklam
Gecelerin koynunda, hovarda gülüşlerin hüznü basar bazen. Eski bir tapınağın ürküten ıssızlığında, ayini bekleyen kurbanlıkların, acı veren şaşkınlığıyla bekliyoruz odanın ortasında. Beklemeyi öğrendik burada. Ne tarlada, ne sofrada, ne yollarda.. Beklemeyi şehrin selamsız akşamlarında öğrendik. Bir mektup beklemek, bir bakış, bir gülümseme.. Bir iz O'ndan geride, yalnızca.. Sihirli bir lamba gibi önümüze alıp yarını, dilemeye başlıyoruz aklımıza geleni.Yarına ait ne varsa çaresiz bir kutsayış bizimki. " Yarının hep iyi olacağına ve iyi olanların yarında olduğuna dair bir inanç " Falcıların anlattığı yalancı yarınlar hikayelerini dinlemekten garip bir haz duyuyoruz..Yarına ilişkin tüm yalanlara inanmak ihtiyacı bu. Yarınlar aşkına yaşıyoruz. Şimdiki zamanı çalınmış bir kuşağın gelecek zaman kiplerinden merhamet dilenişi ortada olan. Tükenen bir kuşağın varoluşunun yarında olduğuna ilişkin hayalleri belki de. Ertelenen duyguların kayboluşunu geciktirmek diyelim ya da.. Sonsuza dek yaşayacağız bu gidişle. Hiç ölmeyeceğiz! ' Asra yemin olsun ki insan hüsrandadır...'
Ve bu labirentte hangi sesin, hangi yanıtın gerçekten Tanrı'ya ait olduğunu ayırt etmek gerçekten zordur. Kutsalını yitirmiş bir kentin, bu kadar sahte kutsalı barındırması da bir zorunluluk galiba.
Son seferi bitiyor vapurun.. Ben son seferimi arıyorum, son hüznümü. Kırmızı pabuçlara ağlayan küçük kızların gözyaşları dökülüyor, gecekondu camlarından sokağa... İşsiz baba, sigarasından isyan çekiyor ciğerlerine..
Sizi elimde simitle izleyeceğim. Gazoz içeceğim koşturmalarınıza.
Reklam