Aslı Arslan'ın diğer kurgularını da okumuş biri olarak objektif yorum yapmaya çalışacağım.
Bence kitabın içinde verilen gizli mesajlar harikaydı. Krallığın ağır baskısı ve işkenceleri, ülkenin karanlık geleceği ve halkın umutsuzluğu da öyküde çok güzel yansıtılmıştı fakat:
Tugay ve Eftalya'nın ilişkisi bir yere kadar güzel ilerliyordu ama bir anda işler değişmiş, Tugay Eftalya için şehir yakmaya falan başlamıştı. Benim gibi çoğu okurun Beyaz Leke'den beklentisinin klasik bir wattpad romanı olmadığından eminim ama Tugay'ın kusursuz derecede yakışıklı,kusursuz derecede güçlü,kısacası kusursuz biri olması bu beklentileri olumlu bir şekilde karşılamıyor. Örneğin Tugay'ın sırf Eftalya için sol kolunu kaybetmesi de fazla mantıksız gelmişti bana,üstelik kim kolu bir balta tarafından kesilince sakin sakin yerinde durmaya devam eder ki? Bu tür şeylerden,yani erkek karakterin kusursuz biri olarak nitelenmesinden hoşlanmıyorum çünkü biz fantastik bir olay örgüsü okumuyoruz. Onun dışında kitapta çok fazla küfür vardı ama Beyaz Leke'ye benzer diğer romanlarla kıyaslarsak bu önemli bir sorun değildi. Aslı Arslan'ın yazım dili de zaten favorilerim arasında ama karakterin bölüm başlarındaki düşüncelerinin fazla abartıldığını düşünüyorum. Kısacası kitap güzeldi, tavsiye ederim fakat kusursuz değildi.