Dikkat! İncelemem içerisinde kitabı okumayanların kitaptan alabileceği tadı azaltma ihtimali olan cümleler vardır...
*İnsan tamamıyla dış unsurlardan etkilenen, onların yönlendirmesi olmadan yeni bir şey ortaya koyamayan bir makinedir. İnsanın yaptığı gözlerini kullanarak keşfetmek, daha önce keşfedilenlerin üzerine yenilerini koyarak başka şeyler bulmaktan ibarettir.
*İnsan, aklın boyunduruğu altındadır. Akıl, insandan bağımsız çalışır. Kontrolsüz bir at gibi istediği yöne gider. Uyku veya uyanıklık halinde akıl bağımsızdır, sahibine boyun eğmez bir efendidir. Gece yatarken, sabah ilk olarak düşünmek üzere bir konu belirleyin. Bakalım onu ilk olarak düşünebilecek misiniz? İnsan uykudan sıyrılıp düşüncesine yön vermeyi gerçekleştirmeden önce, akıl çalışmaya başlar. Kişi uykuya dalarken, "Uyandığımda şu konuları düşüneceğim." diyebilir fakat bunda başarısız olacaktır. Aklı, özneden hızlı çalışacaktır. Kişi yarı bilinçli bir şekilde kendine geldiğinde, aklının çoktan başka konu üzerinde çalışmaya başladığını fark edecektir.
*Akıl ortama uyum sağlama yetisidir. Akıl der ki "ey bilinç! Senin isteklerin, tercihlerin, deneyimlerin ortama uyum sağlama konusunda yetersizdir. Ben dış etkenleri en iyi analiz eden ve ona uygun en iyi davranışı belirleyen üst mekanizmayım. Dolayısıyla asıl olan benim verdiğim kararlardır, seninkiler değil." İnsan, aklı karşısında etken değil edilgen bir konumdadır. Akıl ise dış unsurlara bağlı olarak çalışan otomatik bir makinedir.
*İnsan her şeyi içindeki efendiyi hoşnut etmek için yapar. Kişiyi bir başkasına iyilik yapmaya yönlendiren sebep, kötülükten meydana gelen zararın kendine ulaşmasına engel olmaktır. Pişmanlık duygusunun kendini rahatsız etmemesi için yardımda bulunur. Bir başka ifadeyle yardımda bulunma eylemi, sonrasında meydana