Farah hany

Farah hany
@Faroha
Öğrenci
Türk Dili ve edebiyatı
Mısır
Kahire
9 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Nefret edilmesi gereken şey vedadır. Veda bir zehire benzemektedir. Seni öldürmeyen fakat yavaşça ruhunu yıkan bir zehirdir. Bir yılan gibidir bu veda. Boynuna sinsi bir şekilde, ilmek ilmek sarılır, sonra bir anda boğar. Sanki ruhun en derin okyanustadır; nefesin kesilir. Veda da ölüm gerçeğini hatırlatır bize. uygun vakti yakalamadıysanız sizi pişman eder. Zira ölüm zili çalıyor kapınızı. Vicdansız bu veda, ne kalbinize ne de sevdanıza bakar. Sevdiklerinizi de tanımaz bu veda.
Yazıyorum boş limanımda... Terk edilmiş, yıpranmış bir liman... Kendimi arıyorum her geçen gemide... Bir gemide melankoli buldum... Diğer gemide hasret buldum... Başka bir gemide acı buldum... Fakat nefsim yitik, bulamadım... Yazıyorum boş limanımda... Gemiler beni görmüyor... Gemiler limanımdan kaçıp gidiyor... Gemilerin yelkenleri hepsi yırtık,tozlu... Yazıyorum boş limanımda... Kelimeler sıyrılmak üzere... Harfler darmadağın oldu... Fakat harfler avare, tıpkı ruhum gibi... Yazıyorum boş limanımda... Son kez yazmaya yelteniyorum... Sanki tüm umutlar harfleri bekliyor... Fakat harfler de beni bulamıyor... Karanlık suya baktım umutsuzca... Fakat yüzümü tanıyamadım...
binbir türlü kokuyorsa yaylalar siyah gözlerine beni de götür baharın koynundan koparıp sana ipek bir mendille sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum umutlar kalıyor; ben gidiyorum bütün yelkenlileri, deniz fenerleri kaptanları sorgulayan yanından geçen küheylanların korku tufanına yakalandığını siyah gözlerine beni de götür güneş ülkesinden gelen yiğitler benzeri olmayan bir dünya kursun cellat, ayrılığın boynunu vursun