AY IŞIĞI KOKULU ELLERİN
Ne olur bırak ellerini avuçlarımda Ta güneş doğasıya kadar öylece kalsın Baştan başa ılık ve sonsuz bir gece kalsın Sevgiyle okşadığın dağınık saçlarımda Ne olur bırak ellerini avuçlarımda
Ay ışığında daha tatlı, daha güzelsin Siyah saçların her zamankinden daha parlak Dudakların ateşli, gözbebeklerin ıslak Bu halinle en iyi hatırama bedelsin Ay ışığında daha tatlı, daha güzelsin
Bir okyanus var bu gece siyah gözlerinde Derin ve nihayetsiz, ışıktan bir okyanus Yalnız sükûtun konuşsun, bir şey söyleme sus İşte nerdeyse olacak sabah gözlerinde Bir okyanus var bu gece siyah gözlerinde
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
binbir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharın koynundan koparıp sana ipek bir mendille sardığım yüreğimle
şehzade gülleri gönderiyorum umutlar kalıyor; ben gidiyorum
bütün yelkenlileri, deniz fenerleri kaptanları sorgulayan
yanından geçen küheylanların
korku tufanına yakalandığını
siyah gözlerine beni de götür
güneş ülkesinden gelen yiğitler benzeri olmayan bir dünya kursun cellat, ayrılığın boynunu vursun
İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. Seven insan Tanrı'nın, Tanrı da onun içindedir, çünkü Tanrı sevgidir.
Ne tuhaftır şu insanlar
Kimi zincirler içinde hür
Kimi esir olmaktan bahtiyar
Kimi de benim gibi bin bir şeyi düşünür
Ne tuhaftır şu insanlar
Kiminin yel alır, su götürür
Kiminin çilesi sürer mezara kadar
Kiminin de günün gün etmeyi düşünür
İnsan insanın kadrini bilmezmiş meger
Anlaşılmadı gitti mısralarım
Çünkü; insanlar benim halime güler
Bense onlar için ağlarım
İnsan insanın kadrini bilmezmiş meğer
Birimiz gülsek, ağlıyor onumuz
Bizden kara değilmiş geceler
Bari karanlık olmasaydı sonumuz