O kadar kıskanıyorum ki bazı insanların hayattan lezzet alışını. Öyle anlarda kendimi doğuştan duyularını yitirmiş biri gibi hissediyorum. Sonra diyorum ki e haksızlık etme sen de ucundan kulağından tadına bakıyorsun ya hayatın. Ne zaman mı? Göğün renklerini tadarken, rüzgarı duyarken, bi yemeği koklarken.. Ancak o anlar sanki bi kalp atışı misali çarçabuk toparlıyor pılını pırtısını çekip gidiyor. Sanki az evvelki ben değildim sanki çok uzak bir anıyı bu anın urbasıyla ziyaret ettim. Daha da acınası olan o lahzacık süredeki hazzı yaşadığımı keşfettiğimde herşeyin andan anıya dönüşmesi..