Roberto, yine içinden geçenleri söyleyememiş, adeta dudakları
mühürlenmişti. Göğsü daraldı. Cübbenin içi havasızdı.
"Savunma yapmayacağım sayın hakim," demeyi hayal etti.
Sesinin mahkeme salonunun ortasında yankılandığını...
"Çünkü adaletin bu salonda sunulan steril kurgulara değil, dışarıda
boğulan gerçeklere ihtiyacı var. Ben artık bu kurgunun bir parçası
değilim."
Robert, cübbesini o soğuk ahşap kürsünün üzerinde bıraktığını
zihninde canlandırdı. Düşüncelerinde arkasını dönüp kapıya
yürüyordu. Hayalle gerçek arasındaki ince çizgide omuzları sarsıldı.