Selinay Sandra Şentürk

Selinay Sandra Şentürk
@Fathersprincess
“Feministim. Erkek muhabbet isteklerine kapalıyım. Zihinsel sığlığa tahammülüm yok ,zihinsel derinlikle ilgileniyorum. (Avukat)
Yazar adayı hukukçu
Hukuk fakültesi
31 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Bir Kadını Değil, Bir Anı Sevmek.. Aşk mı, Takıntı mı?
Puan vermedi
Kemal’in yaşadığı şey düz bir “aşk” değil. O ilk anda Füsun’a duyduğu çekim gerçek. Gençliğin, arzunun, tesadüfün yarattığı bir kıvılcım var. Ama roman ilerledikçe o duygu değişiyor. Saf bir sevgi olmaktan çıkıp takıntıya, sahiplenmeye, zamana direnme arzusuna dönüşüyor. Kemal Füsun’a mı âşık? Yoksa Füsun’la yaşadığı o “en mutlu an”a mı? Bence Kemal’in asıl âşık olduğu şey Füsun’un kendisi değil; onunla birlikteyken hissettiği o eksiksiz mutluluk yanılsaması. Füsun kaybolduğunda, Kemal onun yerine hatıraları koyuyor. Eşyaları biriktiriyor. Sigara izmaritlerini saklıyor. Evdeki çatalı, tokayı, tuzu… Çünkü Füsun’u değil, zamanı kaybetmiş durumda. Gerçek aşk sevdiğinin özgürlüğünü ister. Kemal ise Füsun’u hayatın içinde özgür bir kadın olarak görmekten çok, onu bir müzenin vitrininde donduruyor. Sekiz yıl boyunca akşam yemeklerine gidip gelmesi sevgi mi, yoksa kendini cezalandırma biçimi mi? Bir insan sevdiği kadının evliliğini izleyip bunu “umut” diye taşıyorsa, orada aşkın içine egonun gölgesi düşmüş demektir. Füsun Kemal için bir kadın olmaktan çıkıyor; bir hatıra nesnesine dönüşüyor. Peki Füsun? Başlangıçta evet… Füsun da Kemal’e âşıktı. Genç, etkilenmiş, görülmüş olmanın heyecanını yaşayan bir kızdı. Kemal onun için hem bir hayran, hem bir kapı, hem de başka bir hayat ihtimaliydi. O ilk günlerde karşılıklı bir çekim var. Bunu inkâr etmek mümkün değil. Ama sonra Kemal nişanlanıyor. Füsun ortadan kayboluyor. Gurur devreye giriyor. Kırgınlık devreye giriyor. Hayal kırıklığı devreye giriyor. Ve bir kadın kırıldığında, aşk aynı kalmaz. Yıllar sonra akşam yemekleri döneminde Füsun’un duygusu saf bir aşk gibi durmuyor. Daha çok hesaplaşma, kontrol, bekletme, kendini geri kazanma isteği var. Kemal’i sevmiş olabilir. Ama Kemal’in yaptığı seçim onu sevginin
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Dilber'de böyle yapmadı mı ? Kim anladı Dilber 'i . Nil' in acımasız karanlık sularında boğulurken aslında ölmek değildi isteği Dilber yaşamak için çok çırpındı hatta o nehrin sularina ayaklarını daldirirken bile korkuyla titredi narin bedeni biliyorum ki... Bakışlarında küçük bir kız çocuğunun hem yaşama sevinci hemde kırgınlığı ve bu dünyanın yorgunluğu vardı . Hem yaşayacak kadar büyük cesareti vardı hemde bir adım daha atarak nehrin sularına karışmaya... Ölecek cesareti vardı diyemem çünkü ölüm cesaret istemez ama yaşamak büyük cesaret ister. Dilber; Celal Bey'in yokluğundan mi yaşamaktan vazgeçti sanıyorlar.... Hayır çünkü onun hâlâ bir parça umudu vardı gecenin zifiri kucağında bile ... Biliyordu Dilber çünkü Celal Bey onu çok seviyordu ona kavuşacağı günlerin hayaliyle göğüslemişti bütün zorlukları yoksa hayatta kalması bir mucizeydi ... Dilber görüyordu sonu yoktu . Belki de vardı ama belki ... Dilberi Celal Beye götürecek yollar açılmıştı bileti hazırdı ama Dilber çok yorgundu ... Bu yorgunluk Celal Bey'in omuzlarında dinlenince soluklaninca geçecek türden bir yorgunluk asla değildi. Dilber gözlerini kapattı ve o zaman cesaret etti belki açmış olsaydı Nile güvenip sonsuz yolculuğuna cikmayacakti . Belki Celal Bey 'in suretini görürdü biraz gökyüzüne baksaydi ... Ama belki de orada bir yıldız görememişti belki de artık gökyüzüne bakmak istememişti. Gözleri bile yorgundu . Bedeni ruhunun ağırlığını taşıyamiyordu . Bacakları hem kuvvetli hemde hareket edemeyecek kadar hissizdi. Kimbilir Dilber o an neler hissetti .... Onu anlamaya çalışıyorum.... Dilber, herkesin görmediği o kırılgan yanıyla yüzleşirken, aynı anda hayatın yükünü omuzlamaya devam ediyordu. Gücü, kırılganlığından doğuyordu. Dilber’in kalbi, belki de hiç gerçekleşmeyecek hayaller taşıyordu. O
Duygu ve Düşünce
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bilge Kültür Sanat · 201656,4bin okunma