Coleman’ın yüzü bir anda kaskatı kesildi. "Dehşet" kelimesi, o anki ifadesini tanımlamak için yetersizdi. Sanki Elin ona bir hakaret etmiş gibi, o gümüş kalemiyle önündeki kağıda sert, kesik çizgiler atmaya başladı. Yüzüne bakmayı aniden kesti; bakışlarını kağıda gömdü. Bir mülk olarak gördüğü bu kızın, onun kontrolünden bu kadar uzak hayalleri olması nefretini körükledi.