"Bana inanmadılar çünkü bana inanmak, Coleman’ı kaybetmek demekti. Hastane, bir cerrahı bir stajyere her zaman tercih ederdi. Onlar için ben, bir kariyerin önüne çıkan küçük bir pürüzdüm. Gerçeğin ne olduğu önemli değildi; önemli olan düzenin bozulmamasıydı. Bana bakarken gördükleri şey bir kurban değil, huzurlarını kaçıran bir yalancıydı. Çünkü bir yalancıya sırt çevirmek, bir canavarla yüzleşmekten daha az cesaret ister."