Fatih*

Refik Halid Karay'ın İnsan Tarifi
Gerçek insan , bir hayvanın ızdırabını kendi çekiyormuşcasına duyan içli mahluka denir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ayağımın Tozu
Hindistan'da adettir , okula giden çocuğun annesinin ayağına dokunması. Anlamı ayağının tozu bile olsa bana yol gösterir.
Bu kitaptaki yazılar, anında ve gerilim içinde yazılmıştır. Yıllar sonra, onları okurken sadece karışık cümleleri düzelttim, tekrarları attım, yer adlarını ekledim. Asıl havaları olduğu gibi kaldı. İyiliksever peri ile cadaloz büyücü kadar gerçektir bu yazılar, herhangi bir efsane kadar doğrudur. Bir savaş vardı. Eskiden. Çok, çok eskiden ..
Sayfa 9
Korkunun Çocukları
Yıllarca korku tarafından sömürüldük biz, sadece ve sadece korku tarafından. Zulüm, yalan, kuşku ... Bunlar hep korkunun çocuklarıdır. Havayı nasıl bomba denemeleriyle zehirliyorsak, ruhlarımızı da korkuyla zehirliyoruz.
Sayfa 9
Yavuz Sultan Selim Han’a, Hıristiyan’ın biri sekiz sene hizmet etmiş. O kadar güzel hizmet etmiş ki, ancak o kadar olur. Yavuz Sultan Selim Han, bir gün hizmetliyi çağırmış, demiş ki: Bak, seni azat edeceğim, sana para da vereceğim. Padişah sözü, söz veriyorum. Bana doğruyu söyle, en ufak bir zarar görmeyeceksin... “ Buyur sor Padişahım!” demiş adam. Yavuz Sultan Selim Han; Benim Peygamberim (sav) buyuruyor ki, “Bir Yahudi ve bir Hıristiyan size hizmet ederse, fırsat buldukları an, size hıyanet ederler!” Sen de hiçbir hainlik görmedim ama yaptığın bir ihanet varsa ben bileyim de, Peygamber Efendimizin (sav) mucizesini gözümle görmüş olayım. Söz veriyorum, zarar görmeyeceksin! “Padişahım” diyor adam. “Sekiz senedir sana getirdiğim abdest suyuna, işemeden getirmedim! Sultan Selim Hân da diyor ki: Allah’a yemin olsun ki, senin getirdiğin abdest suyu ile hiç abdest almadım! Haydi, serbestsin, git.”