Fatih Başaran

Fatih Başaran
@FatihBasaran
Ege Üniversitesi/İletişim Fakültesi
Bursa
2 Şubat
87 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Hıristiyanlık’ın, trajik bir biçimde iki kutup arasında -iyi ile kötü, beden ile ruh, içgüdü ile akıl- bölünmüş birey anlayışı, İslam’daki birey anlayışından çok farklıdır. İslam’ın içgüdüye ilişkin daha incelikli bir teorisi vardır; bu teori, Freud’un libido kavramına daha yakındır. İslam içgüdüleri enerji olarak görür. İçgüdülerin enerjisi saftır, iyi veya kötü gibi yananlamlar taşımaz. İyi ile kötü meselesi, sadece insanın sosyal kaderi söz konusu olduğunda ortaya çıkar. Birey, sosyal bir düzen dışında varolamaz. Her sosyal düzenin kuralları vardır. İçgüdülerin hangi kullanımının iyi, hangisinin kötü olduğunu bu kurallar belirler. Sosyal düzen açısından yararlı ya da zararlı olan, içgüdülerin kendileri değil, nasıl kullanıldıklarıdır. Bu nedenle, İslami düzende birey, içgüdülerini söküp atmak ya da sadece kontrol uğruna kontrol altında tutmak zorunda değildir, onları dinî kuralların gerekleri doğrultusunda kullanmak zorundadır. Muhammed bazı amelleri yasakladığında, kınadığında veya bunların yapılmamalarını istediğinde, tamamen yok sayılmalarını ya da sökülüp atılmalarını, köklerindeki güçlerin hiç kullanılmamasını istemez. O güçlerin doğru amaçlar için olabildiğince kullanılmasını ister. Böylelikle, her niyet zamanla doğru niyet olacak, amellerin yönü bir ve aynı olacaktır.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
2023 17. kitabı
Pınar İlkkaracan
8.7/10 · 181 okunma
Neoliberalizm laissez-faire liberalizminin akıl dışı, sürdürülemez ve yıkıcı olduğunun anlaşıldığı iki savaş arasındaki dönemde çıkarılan dersleri unutarak klasik serbest piyasa liberalizmine dönme girişimidir.
Sayfa 33·Kitabı okudu
New Deal sonrası dönemde Amerikalı işçilerin sosyalizasyonu giderek kredi ve borç mekanizmalarına evrildi. Fordist bir istihdam ve geçimlik maaş rejiminin ortaya çıkması bugün birçoklarının sandığının aksine borçsuz bir yaşam yahut finansın baskılanması anlamına gelmiyordu. Bilakis hane halkı tam da buna dayanarak tüketici sözleşmelerine ve mortgage kredilerine girmişti. New Deal neoliberalizmin çatısı altında “neredeyse her şeyin sermayeleşmesi” yani insani yetilerin gelir akışı sağlama kapasitesi bakımından ölçümü yönünde atılan kilit bir adımdı.
Sayfa 31·Kitabı okudu

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2023 16. kitabı
Martijn Konings
0/10 · 2 okunma