Bu çileler, çöken bir imparatorluğun düşkünlüğü içinden dumanların çekilmesini ve yolların seçilmesini bekleyişin, çetin, tehlikeli anını canlandırırlar. Bu an, altı cehennem olan bir sırat köprüsü üstünde var olmak veya olmamak arasında geçirilen korkunç andır. Ama ne var ki, yarın bu köprüyü geçecek ve sonra arkada kalanı ateşe verip, eski noktaya bir daha dönmemek üzere yeni bir yolculuğa çıkacakların, bu cehennem duraklamasını yaşamaları, ne çare ki şarttır...
Macera adamı olmayan bir hesap adamı için, denemeler, umutlar, hayaller ve hayal kırıklıkları, onu aradığına ulaştıran yolun durakları, dönemeçleridir.
Büyük meseleler ve büyük felaketler karşısında gösterdiği reaksiyonlar, insanoğlunun hamurunun özel bir vasfıdır. Bu vasıf daha çok belli yaradılıştan gelir. Ama serüvenler, tecrübeler, ihtiraslar ve irade terbiyesi ile onu durmadan mayalayan, gene insanın kendisidir.