Fatih guney

Yatırımcı Bill Mann bir keresinde şöyle yazmıştı: "Zengin hissetmenin en hızlı yolu, gerçekten güzel şeylere çok para harcamaktır. Ama zengin olmanın yolu, olan paranızı harca­ mak, olmayanı harcamamaktır. Gerçekten bu kadar basit
Sayfa 129·Kitabı okudu
Reklam
Bu insanlar nitelikli arkadaşlıklara, kendilerinden daha büyük bir şeyin parçası olmaya ve çocuklarıyla kaliteli, yapı­ landırılmamış zaman geçirmek gibi şeylere değer veriyorlardı. Pillemer'in ifadesiyle, "Çocuklarınız paranızı (veya paranızın satın aldıklarını) sizi istedikleri kadar istemiyorlar; böyle bir şeyle uzaktan yakından alakaları yok. Onlar, gayet net bir şe­ kilde, sizi yanlannda istiyorlar." İşte size her şeyi yaşamış olanlardan bir alıntı: Zamanınızı kontrol etmek, paranın ödediği en yüksek kar payıdır.
Maaşınızdan daha çok. Evinizin büyüklüğünden daha çok. İşinizin prestijinden daha çok. İstediğinizi, istediğiniz zaman, istediğiniz insanlarla yapmayı kontrol edebilmek, insanları mutlu eden en genel ve en yaygın yaşam tarzı değişkenidir. Paranın en büyük içsel değeri -ki bunun çok kıymetli bir değer olduğunu söylemek abartı olmaz- "zamanınızı kontrol etme yeteneği"dir. Harcanınamış varlıklardan gelen ve istedi­ ğiniz şeyi, istediğiniz zaman yapabilme anlamında size daha fazla kontrol sağlayan bağımsızlık ve özerklik düzeyini, yavaş yavaş elde edebilmektir. Az miktarda servet, hasta olduğunuzda bankadaki hesa­ bınızı bozmadan birkaç gün ücretsiz izin kullanabilmek an­ larnma gelir. Böyle bir imkanınız yoksa, onu elde etmek sizin için çok büyük bir şeydir.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Otuz yıldır bu işle uğraşıyorum. Bence bu işin basit matematiği, bazı projelerin sonuç vermesi, bazılarının ise vermemesi. İkisini de zorlamak için bir sebep yok. Bir sonrakine geçersiniz, olur biter.
Yettiği" kadarına sahip olma fikri muhafazakarlık gibi görünebilir; fırsatı ve potansiyeli masada bırakıp gitmek ola­ rak yorumlanabilir. Ben bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Bence "Yeterli" demek, tam tersinin -daha fazlası için do­ yumsuz bir açlığın- sizi pişmanlık noktasına iteceğinin far­ kına varmaktır. Ne kadar yemek yiyebileceğinizi bilmenin tek yolu, mide fesadına uğrayıp hasta oluncaya kadar yemektir. Böyle bir şeyi pek az kişi dener; çünkü yemek ne kadar güzel olursa olsun, kusmak insanı bir o kadar kötü yapar. Fakat bazı nedenlerle iş dünyası ve yatırırnda aynı mantık geçerli değil; çoğu kişi daha fazlası için uğraşmayı sürdürüyor ve ancak her şey mahval­ duğunda ve durmak zorunda kaldığında buna son veriyor. Elbette ki, böyle bir durum kişinin işinin bozulması veya sürdüremeyeceği riskli bir yatırım gibi masum bir nedenden de kaynaklanabilir
Reklam