Fatih

Fatih
@Fatihhkuzuu
130 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Kardeş katlinde bir önemli nokta da infaz şeklidir. Temelde şehzadelerin hemen hepsi benzer şekilde öldürülmüştür. Hükümdarlar ve hükümdar ailesine mensup olanların kanının akıtılmaması âdeti, daha ziyade Uzak Şark kültür çevresinde göze çarpmaktadır. İslâm medeniyeti dairesi içine girmiş ancak pagan âdetleri hâlen devam ettiren Türklerde, hükümdar ailesine mensup olanların öldürülürken kanlarınınakıtılmadığını gösteren kayıtlar vardır.
Örfü, fıkhın ana kaynaklarından biri sayan ulema var olduğu gibi, şeriata aykırı sayanlar da vardı. Osmanlı hukukçularının deyimiyle örfî kanunların muhtevası dört maddeden ibaretti. Birincisi, şeriatın dışında kalmış bir durum ortaya çıkmalı; ikincisi, çıkan duruma dair Müslümanlar arasında yaygın olan bir âdet bulunmalı; üçüncüsü padişahın iradesi bunu tamamlamalı; dördüncüsü bu hüküm Müslümanların hayrına olmalı ve adaleti barındırmalıydı.
kadim geleneklere sıkı sıkıya bağlı Osmanlı Devleti’nde de toprak aile üyelerine dağıtılmış mıydı?Osmanlı Devleti, eski Türk geleneğinden gelme önceki Müslüman Türk devletlerinin aksine, iktidarın ve hükmedilen toprakların hanedan üyeleri arasında bölünmesi yüzünden ortaya çıkan parçalanma tuzağına düşmedi.Osmanlı Devleti daha kuruluş yıllarından itibaren fethedilen yerlere aile üyelerini yönetici sıfatıyla göndermişti. Hanedan üyesi birinin fethedilen yerlere atanmasının sebebi, hem oranın yerli halkını hanedanla uzlaştırmak hem de çoğunlukla beyliklerden alınan bu topraklar üzerinde tam hâkimiyeti tesis etmekti.
Türk milleti için, devleti kutsaldı, huzur ve güvenin mutlak koşuluydu. Bu sebeple devletsizliği asla düşünmemiş, hatta devletsizliği yok olup gitmekle bir tutmuşlardı. İnançlarına göre hükümdar Tanrı tarafından seçilmiş, kendisine “kut” verilmişti.85 Türklerin hâkimiyet telakkisinde önemli rol oynayan kut, Türkler ve Moğollar tarafından genellikle gökten inen bir nur olarak tasvir edilmekteydi. Han ailesi bu nurdan meydana gelirdi ve mukaddesti.86 Eski Türk devletlerinde kesin çizgilerle belirlenmemiş olmakla birlikte veliaht gösterme âdeti vardı. Kağanın seçtiği veliaht her zaman büyük evlat olmayabilirdi. En büyük evladın tahta çıkması hadisesi diğer kardeşlerden birinin babanın yerini almasından daha azdı.Aslolan liyakat ve yetenekti.
sancağa çıkarılan son şehzade III. Mehmed olmuştur. 1583’te sancağa gönderilen Şehzade Mehmed’in ardından sancağa çıkma sistemindeki yeni uygulama sancağa çıkan şehzadelerin birbirleriyle veya babalarıyla taht mücadelelerine girmesinin engellenmesi ve şehzade ölümlerinin son bulması düşünülerek kafes sistemi olarak tasarlanmıştır.Şimşirliğe konulan ilk şehzade henüz 11-12 yaşlarındaki Şehzade Mustafa (I. Mustafa) olmuştur (1603).