Atatürk tarihteki yerini , ülkesinin işgaline ve bölünmesine karşı Anadolu'nun Müslüman halkının direnişini başarıyla yöneterek kazandı . Bu mücadelenin hazırlanma, planlanma ve uygulanmasında başka birçokları da rol aldı . Ama 1919 yılında Erzurum kongresinin başkanı seçildiği günden , 1923'te Lozan konferansında Türk direnişinin zaferi bütün dünya tarafından tanınancaya dek , Türk milliyetçiliğinin askeri güçlerine Atatürk önderlik etti .
İkinci temel başarısı ise , ülkesinin daha önce hiç bilmediği barış ve huzuru getirmesiydi . Onun yerinde başkaları olsaydı neler yapardı bunu bilmiyoruz. Ama milliyetçi hareket için belirgin hedefler ve sınırlar saptamakta ısrar ettiğini , ülkesinin tam bağımsızlığını kazanıp mücadelenin başlangıcında üzerinde hak iddia ettiği toprakları sınırları içerisine katınca daha ileri gitmesi için bazı dostlarının yaptığı baskıya karşı çıktığını biliyoruz . Boğazların denetimini ve Hatay adını verdiği bölgeyi pazarlıklar sonucunda almıştı. İslam birliği ya da Türk Birliği olarak tanımlanan doktrinlere kesinlikle arkasına dönmüştü. Ülkesinin bütün komşularıyla dosya ilişkiler kurmak için durmaksızın çalışmış ve barışı sürdürmek adına uluslararası çabalara katılmıştı .