Dünyanın tüm müzik uzmanları istedikleri kadar haklı olsun.Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim.
"Bir sey daha var,"diye devam etti Martin. "Sen de beni sevivorsun. Peki beni neden seviyorsun? Bende beni yazmaya zorlayan șey neyse, seni bana çeken de o. Beni seviyorsun, çünkü tanıdığın ve sevebileceğin herkesten farklıyım. Masabaşı işleri için, muhasebecide çalışmak için,küçük iş meseleleri üzerinde didişmek, mahkemelerde tartıșmak için yaratılmadım ben. Bana böyle şeyler yaptırır, beni diğer adamlara benzetir, onlarin islerine sokar, onlarin soluduğu havayı solutur, onların bakış açılarını kafama
yerleştirirsen, işte bu farklılığı, beni, sevdiğin şeyi yok etmiş olursun. Yazma arzum, içimdeki en hayati șeydir benim Odunun biri olsam, ne ben yazmayı arzulardım ne de sen koca olarak beni."
"Ben hastayım,çok hasta.Şu ana kadar hastalığımın ne kadar ilerlediğini anlamamıştım. Bir şeyler uçup gitmiş benden. Hayattan hiç korkmamışımdır,ama bir gün hayata doyabileceğimi hiç hayal etmemiştim. Hayat beni o kadar doyurmuş ki hiçbir şeye arzu duymuyorum. Duysaydım,şu anda seni istemem lazımdı. Ne kadar hasta olduğumu anlıyor musun ?