Senin peşinden giden insanların Tanrıya bağlı oldukları için mucizeye ihtiyaçları kalmayacağını umdun. Ama insanın mucizeyi inkâr eder etmez peşinden Tanrıyı da inkâr etmeye kalkacağını bilemedin; oysa bu böyledir, çünkü insan Tanrıdan çok mucize arar. Üstelik mucizesiz duramayacağı için bu sefer kendisi birtakim yeni mucizeler yaratmaya kalkar. Üfürükçüler, büyücüler, kocakarılar önünde dize gelir. Yüz kere asi, dinsiz ya da din sapığı olsa da yapar bunu.
Ne kadar anlamsız olursa, öze o derecede yakın ve açık oluruz.
Budalalık düzdür, kurnazlıktan yoksundur; zekâ hileye, sinsiliğe başvurur. Akılda namussuzluk; aptallıkta doğruluk, namus vardır. Beni umutsuzluğa vardıran durumu ne kadar budalaca ortaya serersem o kadar kârlı olurum.
— Her şeyden önce hayatı sevmeliyiz.
— Anlamından çok hayatı sevmeli, öyle mi?
— Evet, dediğin gibi mantıktan önce, mutlaka mantıktan önce hayatı sevmeli, anlam ancak o zaman anlaşılır hale gelir.