Bazen biri bana gerçekten sarılıyor , sever gibi. O an midem kasılıyor. Çünkü hatırlıyorum: ben sarılmayı böyle öğrenmedim. Ben sevmenin hesabını bilmiyordum. Şimdi biri sarılırken içimden “bedava” diyorum. Ama hiçbir şey bedava değil. Özellikle de sevgi. Bedava olan tek şey yalnızlık.
Küçükken dizlerim kanadığında ağlayanlardan. Başkasının canı acıyınca midesi burulanlardan. Birine sarılınca gerçekten orada olanlardan. hâlâ birinin sesi titredi mi içi sızlayanlardan. Belki de tam bu yüzden buradayım. Çünkü bu hayat güçlüleri değil, kalbinde yumuşak bir yer olanları seçiyor. En çok onlar dayanıyor sanılıyor.
Insanlar ölümden sonra hayat var mı diye soruyor. Sanki hayat varmış gibi yaşamıyorlar ki ölümden önce. Herkes acele, herkes hoyrat, aşk da basit kaldı, pişmanlık da. Bu çağ her şeyi hızlı tüketiyor. En çok da insanı.