⋆ .Fatima. ⋆

⋆ .Fatima. ⋆
@Fatima_07
✧人生はゲームだ✧ ☾❁⚝Lunara⚝❁☽
Azərbaycan
Bakı, 12 Nisan 2007
60 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Bazen insan fark ediyor; en çok kendine geç kalmış. Hep başkalarına koşarken, kendi içini biraz geride bırakmış. Ama iyi tarafı şu ki, bunu fark etmek bile geri dönmenin ilk adımı. Çünkü insan kendine ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, geri dönebileceği tek yer yine kendisi.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

⋆ .Fatima. ⋆

, bir kitap okudu
Puan vermedi·455 syf.·
50 günde okudu
·
2026 3. kitabı
Khaled Hosseini
9.2/10 · 119,3bin okunma
Anlam arayışı: 19 yaşında biri olarak, en çok bunu hissediyorum. “Neden buradayım, ne yapmalıyım, kim olmalıyım?” soruları aklımdan hiç gitmiyor. Sanki hayatı anlamlandırmadan, ne kadar güzellik yaşarsam yaşayayım, o iç boşluğu dolmuyor. Psikolog Viktor Frankl bu duruma “varoluşsal boşluk” diyordu. Yani mutluluğun kaynağı, yalnızca sahip olduklarımız değil; hissettiğimiz anlam ve yön. Belki de bu yüzden bazen en sıradan günlerde bile kocaman bir anlamsızlıkla yüzleşiyoruz. Ama işte, tam da bu sorgulamalar büyümenin, kim olduğumuzu keşfetmenin bir parçası.
Alıntı
Belki de hepimizin ihtiyacı olan şey, hayatın kusursuz olmasını beklemek yerine, yaşadığımız anın içine küçük bir anlam serpiştirmek. Çünkü anlam varsa, umut da var. Ve umut varsa, mutsuzluk bile bir süre sonra kendini daha hafif hissettiriyor. Belki de asıl mesele, mutluluğu “tamamen sorunsuz bir hayat” olarak görmekten vazgeçmek. Çünkü bazen eksikliklerimiz bile bize yön gösteriyor.
Alıntı
Yaşam doyumu meselesi: Psikolojide yaşam doyumu, insanın hayatını genel olarak nasıl değerlendirdiğiyle ilgili. Bazen hiçbir büyük problemimiz olmasa bile, yaptığımız şeyler bize anlamlı gelmiyorsa tatmin olamıyoruz. Mesela sürekli “başarmam gerek, ilerlemem gerek” baskısıyla yaşıyorsak, durduğumuz noktada mutlu olmak imkânsızlaşıyor. Hep daha fazlasını isterken şu anın tadını unutuyoruz. Bir yarışın içindeymişiz gibi, kendimizi hep geleceğe erteliyoruz. Oysa doyum, yalnızca “daha fazlası”nda değil, elimizde olanın değerini fark edebilmekte de saklı
Alıntı