Yalanlamak ve reddetmek için okuma!
İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma!
Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma!
Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!
Belki de gökyüzü insanlardan uzak olduğu için bu kadar güzeldir.
Zülfü Livanelini Mutluluk romanı, ilk bakışta bir töre cinayeti hikayesi gibi görünse de, aslında bundan çok daha fazlası olduğunu ileri sayfalarda anlıyoruz. Çünkü bu roman, aslında insan olmanın, bağışlamanın, “mutluluk” dediğimiz o kırılgan duygunun peşinden gitmenin hikayesidir.
Roman 3 esas karakter üzerinde kuruludur.
Baş karakter Meryem, içine kapanık, kaderine boyun eğmiş bir köylü kızıdır.Ama İstanbula geldiğinde yeni bir hayata gözlerini açar, özgüveni artar.
Cemal, törelerin içine doğmuş, kanunlardan önce gelen örf ve adetlerle yoğrulmuş bir gençtir.Meryemi öldürme görevi ona verilir, ama Istanbula geldiklerinde Meryeme kıyamaz.
İrfan ise Üniversite profösörü, egitimli ama o da içten içe yaralıdır.Hayattan kaçmak için teknesine sığınmıştır.
Romanda 3 karakterin uçüde mutluluğu farklı yerlerde arar, oysa roman ilerledikçe anlarız ki, mutluluk bazen bir sofrada birlikte yemek yemektir, bazen bir başörtüsünü çıkarmaktır, bazen de gözlerini kapayıp denizin sesini dinleyebilmektir.
Aşırı keyifli kitap.okumaya değer
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,7bin okunma
Bu ülkedeki sorun, bilgi yada anlayış eksikliğinden kaynaklanmıyor.Öğetebilceğiniz hiçbir şey yok, herşeyi sizden benden iyi biliyorlar, ama kötü niyyetliler, bildiklerimi okuyorlar.bu ülkede karar sistemini elinde bulunduranlara hiç birşey yapamazsiniz.cünkü halk salak ve saf.Halkin salak olduğu bir ülkede demokrasi de diktotörlük ve secimle gelen krallar demektir.
Acaba insan kendisinin hayatını değistirirken başkalarının da hayatına hükm ede bilirmiydi? Ya da kendi hayatını başkalarının hayatını değiştirme yoluyla deyistirebilirmiydi?