İnsan kendini bilirse çizgilerinden de haberdardır! Sınırlarından,renklerinden, korkularından , hislerinden , bildiklerinden ve bilmediklerinden…
Bazen tercihlerin degradeliği kişinin kendisine de etrafına da iyi gelmez!
Ortalığı bir sis sarar ve göz gözü görmez. Halbuki gözler yalan söylemez!
Bazen netlik vazgeçiş içerir ama her vazgeçiş bir diğer süreci başlatır.
Tercih kulağa vazgeçişten daha özgüvenli gelir ama kimi zaman her ikisi de aynı anlama gelir.
Zamanında ve yerinde vazgeçişler milat gibidir ve çoğu zaman herkese hayli iyi gelir.
“Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler yapacak, bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Hep ben yorulmak istemiyorumdur. İnancımı yeniden kazanmaya ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur. ”
“”sonra fark ettim ki
su akıyor, rüzgar esiyor, yağmur yağıyor
herşey yine ve aynı şekilde oluyor..
öyle bir yere geldim ki
sıcak ve soğuk, aşk ve nefret, savaş ve barış
üşümek ve sonra ısınmak gibi..
gitsem ayrılık olur, kalsam çöl..
gidersem bende hasret olur ve belki beni sevenler de özler ama
anladım ki özlemden hiç kimse ölmüyor, ama ben ölüyorum..
nefes alıyorum, önemsiyorum ve gitmek istiyorum..
anladım ki hasret yeni bir aşk'a kadar sürüyor..
sevdiklerim ve beni sevenler,
bağışlağın su akıyor ve ben gidiyorum... “”
Bunu kitaplar yazmaz, en zor cevapsız sorudur
Eksik kalır ömrüm dediğin, insan insanın boşluğudur
Bunu kitaplar yazmaz, belki hüznünden okunur
Dolduramaz hiçbir şey yerini, insan insanın boşluğudur