sabahları doğan güneş güzel bir günü vaat ettiğinde, “İşte! Yine insanların birbirlerine zehir edebileceği bir nimeti bağışlıyor gökyüzü!” diye haykırmaktan kendimi alamıyorum.
Kimi krala, başkanı hükmeder; kimi bakana da müşteşarı! Bu durumda birinci derecede önem taşıyan kişi kimdir?
Bence bu kişi, diğerlerimi değerlendirebilen ve onları, kendi tasarılarını gerçekleştirmek için kullanacak kadar kudretli ya da kurnaz olan kişidir.
Öyle kendimle uğraşıyorum, yüreğimde öyle fırtınalar esiyor ki, diğer insanları kendi hallerinde bırakmayı yeğliyorum; keşke beni de kendi halime bırakabilseler.