Aklı başında genç bir adam burda, bu ıssız köy hayatını yaşıyor. Ne parası, ne toplumda bir yeri, ne de geleceği var. Belli bir işi yok. Başıboşluğundan utanıyor ve korkuyor. Çok severim onu, o da bana bağlıdır. Ama ne de olsa yerinin burası olmadığını biliyor, başkalarının merhametiyle yaşayan bir besleme, bir asalak gibi hissediyor kendini. Şaşacak bir şey yok bunda, gururlu bir insan.
Tanımadığım birilerine bal vermek için kendi hayatımı yok ettiğimi, en güzel çiçeklerimin tozunu yağmaladığımı, çiçeklerin kendilerini de koparıp köklerini ayaklarımın altında ezdiğimi hissederim. Şimdi kaçık değil de ne derler bana?