Kitabı bitirince nedense aklıma Aylin Balboa'nın Bu Hikaye Senden Uzun Osman öyküsü geldi.
Şebnem kadar Osman da çok etkiledi beni. Bu yüzden oturdum gerçekten geçmesini bekliyorum.
Hem üzüldüm hemde kızdım Osman'a.
Neden bu kadar gözünü para hırsı bürüdü ki, kardeşine kızarken aslında sende farklı yollardan onun gibi oldun. Belki o kendini kurtardı ama sen kurtaramadın be Osman.
Keşke sonun böyle olmasaydı. Keşke bazen sesini çıkarabilseydin,sorumluluk alabilseydin, parasız kalınırdı belki ama onursuz, şerefsiz ve sevgisiz kalınmazdı bu denli.
Bazen her şey apaçık ortadayken herkes olanları kendine göre yorumluyor. Kiminin canını acıtan şeyler diğerinin basitçe geçiştirdiği önemsiz şeyler olabiliyor.
Şebnem yaşadıklarından sonra Yeşil Peri Gecesi'nde belki birisi bunları kitap olarak yazmak ister diyordu ama yine hayatı yazılmak istenen Osman oldu..
Buna bile çok üzüldüm.
Bir de benim için çok kıymetli olan başka bir karakter vardı bu hikaye de...Gün..
Bende aynı hastalıktan arkadaşımı kaybettim diye mi bilmiyorum ama Gün beni mahvetti.
Duruşu, düşünceleri, Şebnem'i koruması, dostluğu o kadar gerçekti ki hatta bence onca sahteliğin içinde gerçek olan tek şeydi Gün.
Hoş onun da Osman için bi kıymeti kalmadı.
Bu kadar korkak bu kadar bencil olmamalıydın be Osman..
O zaman bu şekilde çekip gitmezdin akıllardan, dünyadan, dünyamızdan...