Kitaplar: Şehir Sünnettir/Ekoköyler;yeni rotamız/Bitki Zekası
.
.
Yaşadığın çevrenin farkında olmak, bu noktada nitelikli adımlar atmak hepimizin görevi olmalı. Anne olduktan sonra edindiğim sürdürülebilirlik farkındalığı ile yeni kazanımlara kapımı daha kolay açıyorum. .
Çocukları için daha güzel bir hayat arzulayan insanlar doğaya dönük bir yaşamın hayalini kuruyor. ya da kapitalizmin etkisinden uzaklaşılmış mekanlara yerleşmeyi öngörüyorlar. Ancak yaşayacakları evleri seçerken bunların ötesinde modern ve yeni yapılmış binaların göz dolduruculuğunu inkâr etmiyorlar. Ben de onlardan biriyim. .
.
Konforlu yaşam ve sürdürülebilirlik yarışıyor. Apartman hayatında sahip olduğumuz kısıtlamalar bir köy beldesinde avantaja dönüşebilir. En basiti meyve çöpleri birer gübre olarak toprağa karışır. .
.
Fotoğrafta gördüğünüz kitaplar beni bu sonuca hazırlayan ve önümüzdeki yıl "Pılımı pırtımı toplayıp köye mi yerleşsem" sorusunu sormama sebep olan içeriklere sahip. İçlerinden biri "Otomobil kullanımı en aza indiren şehirlerden" bahsederken köye yerleşmenin otomobil kullanımını arttıracağı endişesi taşımamı da sağlıyor. Bir yandan geri dönüşümü kıymetli bulurken bir yandan da şehir merkezine yakınlık ile ilgili endişelerim artıyor. Bütün bunların ortak noktası olabilecek bir yer bulduğumu düşündüğüm şu günlerde doğal yaşamı hakkıyla yaşayamıyor da olsam komşuluk ilişkilerinin ve tasarruf yapan kadınların hala varolduğunu hepimiz hatırlayalım istiyorum. Yaşamayı tercih ettiğiniz yer bir köy olabilir. Şehrin uzağında kalan bir mahalle olabilir ya da şehrin tam merkezi olabilir. Nereyi seçerseniz seçin artılar ve eksiler yarışıyor. Şehrin merkezinde her şey yürüme mesafesindeyken evlerin eski oluşuyla ve insan ilişkilerinin kopukluğuyla boğuşursunuz. Köyde en büyük eksi konforlu bir