Fatma Çelik

Evet mantıklı olmak gerekir. Her zaman salt duyguyla hareket edilmez. Ama eğer salt mantıkla hareket etmeye, hayatınızdaki her şeyi 2+2= 4 yapar mantığıyla görmeye başlarsanız, işler sarpa sarar. Ve artık çok bir şey hissedememeye başlarsınız. İnsanoğlu aklıyla var olduğu kadar, duygularıyla da vardır. Hissettiklerimiz bizim her şeyimiz. Mantığın baş edemediği, içinden çıkamadığı durumları duygu saniyler içinde halleder. Hissettiklerimiz çok şey onarır, çok şey değiştirir, tabii eğer gerçek manada hissediyorsak. Önce duygular hemen ardından mantık gelir.
Yeni Yıl
Yılın son saatleri ve ben türlü muhasebeler yapmaya başladım. Nasıldı bu yıl diye sordum kendime. Ne kadar mutlu olup ne kadar mutlu ettim bu yıl? İnsanlara neler verdim onlardan neler aldım bu yıl ? Yapmak istediklerim ile yaptıklarım ne kadar aynıydı bu yıl? İnsan geçmez sanır zamanı, bilhassa bazı anlar. Dünya ne kadar çok durur, bekler orada tam o anlarda ama şimdi bakıyorum da yine de geçmiş kalmamış bir şey. Zaman zaman zaman... Bazıları yeni yıla mutlu girmeyi yeğler bazıları yine hüzünden nasibini almıştır. Koskoca bir yıl daha geçmişti koskoca... Bu büyük bir şeydi beni sonuma daha çok yaklaştıracaktı aynı zamanda hayallerime de. Kimin için yaşıyoruz, ne için yaşıyoruz bu hayatta. Nefes alıp vermekten ibaret miydi ki YAŞAMAK ya da sadece kendi mutluluğunu düşünüp herkesi yok saymak mıydı YAŞAMAK. Yoksa kendini düşünmeden sadece başkaları için mi yaşamaktı YAŞAMAK. Dengeydi bana göre YAŞAMAK. Gerçketen de denge neden mi. Kalbinle mantığın arasındaki denge, sosyallikle yalnızlık arasındaki denge, sevmekle uzak durmak arasındaki denge. Dünyayla ahiret arasındaki denge. Evet denge ve biz bu dengeleri sağlayabildiğimiz ölçüde mutluyduk. Nerde duygu taşkınlığı nerde fazlalık orada denge ayarlanmamıştı. Peki nasıl insan bu dengeyi sağlar ki ya da hep sağlayabilir mi? İnsan dediğimiz varlık spontane yaşayan bir varlıktı da aslında. Bu yazıyı yazarken bile belli bir dengede ilerleyememiştim farklı şeyler yazmayı düşünürken bunları yazarken buldum kendimi. Ahhh insan evet insandı bu, beşer değildi insandı. Bazen aklıyla bazen duygularıyla yaşardı. Yapacak bir şey yoktu. İyi seneler:))
“Bir şey var, adını koyamadığım. Kırılmaktan öte, parçalanmak gibi. Toplamaya çalıştıkça dağılıyor. Dağılıyorum. Bir şey var, halledemiyorum...”