• Neden bir insan üzgünken, diğeri mutludur?
• Neden bir insan korkak ve endişeliyken, diğeri inanç ve güven doludur?
• Neden bir insan amansız olduğu söylenen bir hastalıktan kurtulurken, diğeri iyileşemez?
• Neden bir insanin güzel ve lüks bir evi varken, diğeri derme çatma bir yerde yasamak zorundadır?
• Neden bir insan tam bir başarı örneğiyken, diğeri sefil haldedir?
• Neden bir konusmacı ilgi çekici ve son derece popülerken, diğeri sıradan ve sönüktür?
• Neden bir insan işinde ya da mesleğinde bir dehayken, diğeri hayatı boyunca hiçbir sey yapmadan ya da başarmadan düşe kalka yürümeye çalışır?
• Neden hoşgörülü ve ahlaklı bu kadar insan, zihnindeki ve bedenindeki olumsuzlukların acısını çekiyor?
• Neden bir insan mutlu bir evlilik sürerken, diğeri evliliğinde mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşıyor?
=>=>=>Başkalarının ifadelerinin ve telkinlerinin size zarar verecek bir güçü yoktur. Tek güç, kendi düşüncenizin hareketidir. Başkalarının düşüncelerini ve ifadelerini reddetmeyi ve iyi telkinlerde bulunmayı seçebilirsiniz. Nasıl
tepki vereceginizi seçme gücüne sa
hipsiniz.
Olumsuz ve yıkıcı düşünceler bilinçaltınızda olumsuz bir şekilde işlemeye devam eder.Er ya da geç bunlar ortaya çıkar ve içeriklerine uygun dış deneyimler olarak biçimlenir.
Hayatın yasası, inancın yasasıdır. İnandığınız şey, zihninizdeki bir düşüncedir. Size zarar verecek ya da incitecek şeylere inanmayın. Bilinçaltınızın sizi iyileştiren, güçlendiren, zenginleştiren ve size ilham veren gücüne inanın. Neye inanıyorsanız, başınıza o gelir