Herkes “yaşam oburu” oldu. Herkes daha çok tüketmek istiyor, tükettikçe var olduğunu, var oldukça daha iyi yaşadığını kanıtlamaya çalışıyor. Mutlu olmaktan daha önemli şey “mutlu olduğunu kanıtlamak” artık!
2H çağı,
Haz ve Hız, kimsenin durup denize bakacak vakti yok, kimsenin başkasının mutluluğuna ayıracak vakti yok, kimsenin bulutları bir şeylere benzetecek vakti yok, kimsenin ağaçların ismini öğrenecek vakti yok, bütün vaktimizi küresel sistemin kapitalist uyuşturucularına verdik, haz ve hız için dünsüz ve yarınsız 24 saat sonra silinecek hikayeciklerimiz var,
Gerçek hayat çok yavaş, hızlıca akmıyor ve hemen haz vermiyor, sabır istiyor, beklemek istiyor, insan yetiştirmek kimsenin umrunda değil, gelecek kimsenin umrunda değil, carpe diem (anı yaşa) yaşam oburu ol, bir anda herkes tüket, kimden ne alabiliyorsan hemen al, kimseyi dinleme, sadece sen konuş, dünya senin etrafında dönsün sen “milyonda birsin” sen en önemli insansın, sakin sıradan biri olma, sıradan olursan kötü niteliksiz olursun, herkesin beğeneceği şeyler paylaş, modaya uy, akıma uy, düşünme, biz senin yerine düşünürüz, sen yaşamı hızlıca tüket, sürekli bir yerlerden check-in yap. Adresin belli olmasın, yersiz yurtsuz, mahallesiz,köysüz, komşusuz, akrabasız, dostsuz ol, biz ne istiyorsan sana vereceğiz
Sen den tek şey istiyoruz “kendini bize teslim et”
Onlar teslim olanları seviyor.
Biz azınlıktayız belki biraz deliyiz, zor seçtik, ama şunu çok biliyorum zor olsa da. Doğruyu yapan biziz, direneceğiz! Ama teslim olmayacağız!
Yaşam onların olsun, yaşayabilmek umudu bizim olsun. İnsani erdemleri, çocukları, Ağaçları, denizleri, hayvanları yaşatmak umudu bizlerin olsun. Çünkü hayat böceğiyle çiçeğiyle, kurduyla