-Bazen, bir şeyin değeri, onunla neye ulaşıldığına değil, onun için ne ödediğine bize neye mal olduğuna dayanır. Bir örnek vereyim. Liberal kurumlar, ulaşıldıkları andan itibaren, liberal olmaktan çıkarlar: daha sonra özgürlüğe liberal kurumlardan daha kötü ve kalıcı zararlar veren olmaz. Etkilerinin ne olduğu çok iyi biliniyor: güç istencinin altını oyuyorlar, dağı ve vadiyi aynı seviyeye düzleyip, ahlak diye yüceltiyorlar bunu, küçük ,korkak ve keyifli kılıyorlar
Bir Doktora Sınavından.
Tüm yüksek okul sisteminin görevi nedir?"
Bir insandan makine yapmak.- "Bunun yöntemi nedir?" - Sıkılmayı öğrenmeli.- "Nasıl ulaşılır buna?" - Ödev kavramıyla. "Kimi örnek almalı?> Filologu: ineklemeyi öğretir.
"Kimdir mükemmel insan?" -Devlet-memuru.-- " Deylet memuru için en üstün insan formülü hangi felsefe verir?" --Kant'inki: kendinde şey olarak devlet memuru, görünüş olarak devlet memurlarinin üzerinde hakim kılınmıştr.
Hicbir şey güzel değildir, yalnızca insan güzeldir. her estetik bu naifliğe dayanır, onlarn birinci hakikatidir bu. Derhal ikincisini de ekleyelim buna: hiçbir şey yozlaşmış insandan daha çirkin değildir - estetik yargı alanının sınırlarını böylece belirlemiş oluyoruz - Fizyolojik olarak düşünüldüğünde, çirkin olan her şey insani zayıflatr ve kederlendirir. Çürümeyi, tehlikeyi, güçsüzlüğü anımsatır ona; gercekten güç kaybettirir bu sırada.
Din kurumu ve ahak diyorlar ki:
"Bir soy, bir halk, günah ve lüks yüzünden yok olur. Benim yeniden oluşturulmuş aklım diyor ki:
Bir halk yok oluyorsa, fizyolojik olarak yozlasıyorsa, bunun ardından günah ve lüks gelir.