Şehirden şehre dolaşıyordu, kimi zaman orduya katılıyordu, seyyar satcılık yapıyordu; ama, çok kudurmus ve tehlikeli olduğunda ötekiler şehrin dışında küçük bir ev inşa ediyor ve onu geçici olarak oraya kapatıyorlardi. Arap toplumu deliler karşısında her zaman hoşgörülüydü. On yedinci yüzyilda Avrupa toplumu deliler karşısinda hoşgörüsüz oldu. Bunun nedeni, dediğim gibi, sanayi toplumunun oluşmaya başlamasıydı. 1650 öncesinden 1750"ye kadar Hamburg. Lyon, Paris gibi şehirlerde sadece delileri değil; yașlıları, hastaları, işsizleri, aylakları, fahişeleri, toplumsal
düzenin dışında olan herkesi kapatmak için büyük boyutlu binaların nasıl inșa edildiklerini de anlattım. Kapitalist sanayi toplumu başıboş grupların varlığına hoşgörü gösteremezdi. Paris'in nüfusu olan yarım milyon kişinin altı bini kapatılmışt. Bu binalarda hiçbir tedavi etme niyeti yoktu, herkes zorunlu çalışmaya tabiydi. 1665'te
Paris te polis yeniden örgütlendi: Böylece. toplumsal oluşum için bir satranç tahtası olușuyordu; polis kapatılan başıboşları sürekli gözetliyordu.
Avrupa'da, ortaçağda, delilerin varlığı kabul edilmiş bir şeydi. Kimi zaman, sinirleniyorlar, dengesizleșiyorlar veya tembel gözüküyorlardı; ama orda burda dolanmalarına izin verilmiști. Oysa, 17. yüzyıldan itibaren sanayi toplumu oluştu ve artık bu tür kişilerin varlığına izin verilmiyordu. Sanayi toplumunun taleplerine
cevap olarak Fransa ve İngiltere de hemen hemen ayni zamanda delileri kapatmak için büyük kurumlar kuruldu. Buralara sadece
deliler konmuyordu; işsizler, sakatlar, yaşlılar, çalışamayacak durumda olan herkes konuyordu.