İstanbul muhasarası Fatih'in ordusunda realitelerle, Konstanti'nin askerinde efsanelerle başladı.
İstanbul'u almak için Fatih'in kullandığı vasıtalar bunlardı: Top, gemi, istişare.
İstanbul'u vermemek için Konstantin'in kullandığı vasıtalar şunlardı: Dua, rüya ve riya.
Maneviyatı, Fatih de istiskål etmedi. Hatta dua ve rüyaya da müracaat etti.
Şehrin(Istanbul) iki kuvveti vardı, denizleri ve surları.
Denizleri:
İki sahilinde yedişer burnu olan Boğaziçi denizi,
Şekliyle boynuza benzediği ve üstünden büyük servetler akıp gittiği için "Altın Boynuz" manasına "Korndor" denilen Haliç denizi,
Şehrin güneyinde ve batısında Marmara denizi.
Bu deniz, İstanbul Fatih'inden girdaplar dolusu şehitler bekliyordu.
Müslümanlar dehşetlerinden titriyorlardı. Siz, onların bu haline bakıp eğleniyordunuz. Babam bu kaleyi buraya yapmaya işte o tarihte yemin etti. Fakat bu yeminle onun arasına ölüm girdi. O yemini ben yerine getiriyorum. İmparatorunuza söyleyiniz, bugünkü Padişah, evvelkilere benzemez.!
Benim kudretimin eriştiği yerlere, cetlerimin emeli bile varamamıştı. Bu defalık, geri dönmenize izin veriyorum. Fakat sizin yaptığınız bu tekliflerle elçi diye huzuruma bundan sonra kim gelirse geri dönemez, belasını bulur!