Kitabı bitirir bitirmez ilk kez bir inceleme yazmak istedim. İçinde bulunduğum duygu yoğunluğuyla neler saçmalayacağımı henüz ben de bilmiyorum. Ama peşin peşin muhtemel sürçülisanlarım için af diliyorum.
Rüya gibi bir hikayenin distopik bir sona hazırlandığını bilmenin verdiği korkak bir huzurla okudum kitabın büyük bir bölümünü. Öte yandan bu rüyanın biteceğinin bilinciyle o güzel anılarla dolu sayfaların kıymetini daha da bildiğimi eklemeliyim. Ama bazen olacaklar "bugün"e ne kadar gür ayak sesleriyle yaklaşsa da , kaçmanın mümkünatı yoktur. Suzan için de öyle oldu. Olacakların boyutunu kestirmesini tabi ki bekleyemezdim ama kasvet bulutlarını fark etme imkanı çok önceden bulmuştu. Keza ben de öyle. Az çok tarih bilgime de dayanarak kötü bir sona Suzan'dan çok daha fazla hazırlıklıydım. Ama çokça sevdiğim karakterlerin başlarına gelenleri okurken gözyaşlarıma hiç mi hiç hakim olamadım. Çok daha acısı ise o satırların kurgu olmadıklarını bilmekti. Eline imkan geçince insanın ne kadar vahşileşebileceğini görmek ise hazmetmesi ise zor bir mesele.