Fahrettin Paşa’ya 24 Kasım 1934 akşamı bir haber gelir. Radyodan öğrendiklerine göre Mustafa Kemal’e ATATÜRK soyadı verilmiştir. Vakit geçirmeden telsizle Tayabad’dan bir tebrik mesajı gönderir. Mustafa Kemal Atatürk’ten cevap gecikmez: “Siz de ALTAY oldunuz.”
Ancak bu olay burada kalmaz. Yolun büyük kısmını trenle gidebilmek için Türkiye’ye Moskova üzerinden dönmek isteyen Fahrettin Paşa, Moskova’da kısa bir mola verdiklerinde Büyükelçi Vasıf Çınar’ın yanı sıra Türkiye ziyaretinden tanıdığı Savunma Bakanı Mareşal Voroşilov’u da ziyaret eder. Ancak bu ziyaret pek hoş başlamaz çünkü Mareşal Voroşilov “Altay” soyadına tepkilidir. Aslında güleç yüzlü, dost canlısı olan Rus komutan kaşları çatık ve öfkeli bir ifadeyle bu soyadının nereden çıktığını sorar. Ruslar belli ki Altay isminin Turancı bir gönderme olduğunu düşünmüşlerdir. Fahrettin Altay’ın “Gazi Hazretleri sevdiği arkadaşlarına espri yapmaktan hoşlanır. Ben Türk generalleri arasında en uzun boylu olduğum için, yakın bulunduğum Altay Dağı’na beni benzetmek isteği ile bu ismi verdiğine kani oldum.” cevabı ortamı tekrar yumuşatır. Yurda dönüşünde Fahrettin Altay bu olayı Atatürk’e anlatır. Atatürk’ün tepkisi “Vay canına! Buluttan nem kapıyorlar. Öyle değil, ama iyi söylemişsin.”