d

"Sinirlerim alınmış, duygularım yağmalanmış gibi... Niye hafif hissetmiyorum? Hâlâ neyin ağırlığını taşıyorum, bilmiyorum. Öyle yorgunum ki... Huzurlu bir beşiğe uzanmak isterdim, tertemiz bir bebek gibi. Kara tahtaya tebeşirle yazılmış olsaydı bütün yaşadıklarım; silseydim ben hepsini, tozunu üfleyip savursaydım, izi kalmasaydı hiç..."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“İnsan bir ülkeyi kaybettiğinde sınırlarını, sokaklarını, dilinin yankılandığı yerleri kaybeder. Bir evi kaybettiğinde odalarını, pencerelerini, eşyalarını. Ama bir insanı kaybettiğinde yön duygusunu kaybeder. Çünkü bazı insanlar zamanla evin olur; içindeki pusula olur, dünyaya baktığın pencere olur, akşam dönüp geldiğin kapı olur. Bir şehir yeniden kurulabilir. Yeni bir ev bulunabilir. Başka bir ülkede yeni bir hayat başlayabilir. Sonra insan kendisini neyin öldüreceğini düşündüğünü fark eder bazen ve aklına hep büyük şeyler gelir. Hastalıklar, kazalar, savaşlar, yaşlılık, kalp krizleri. Ölüm sanki hep dışarıdan gelen bir kuvvetmiş gibi. Oysa bazen insanı öldüren şey bedenine giren bir şey değil, hayatından çıkan bir şey olur. Bir sesin eksilmesi, bir sandalyenin boş kalması, yıllardır ilk aradığın kişinin artık telefonu açmayacak olması. İnsan kederden de bir günde ölmez. Günler, aylar geçer, mevsimler değişir, dünya aynı dünyadır, gökyüzü aynı maviliğiyle tepende duruyordur. Ve sonra insan yaşamaya devam eder. Kahvesini içer, sokağa çıkar, telefonunu açar, arkadaşlarıyla konuşur. Oysa içeride ev çoktan yıkılmıştır. İnsan bir süre daha enkazın içinde sessizce yaşamaya, yolunu bulmaya çalışır.” Elif Key
Kelimeler, düşünceler, hayat... Ve üst üste gelen bunca umutsuzluk. İnsan, pirinç ayıklar gibi ayıklamak istiyor ömrünü. Oysa benim masamda sadece taş ve pirinç yok; Her şey var, koca bir kaos var önümde. Nasıl seçilir bu karmaşadan binbir parça hayat? Gövdem delik deşik, Yere fışkıran kan değil sanki; Tutamadığım, durduramadığım kelimelerim.