Gerçeklik en derin kanaatimizle çatıştığında, dünya görüşümüzü değiştirmek yerine, gerçekliğe ayar vermeyi tercih ederiz. Onunla da yetinmez, inançlarımıza eskisinden de sıkı sarılırız
"Biz uçan arabalar istedik, onun yerine 140 karakter aldık," diyor Silikon Vadisi'nin kendini entelektüel diye tanımlayan sakini Peter Thiel. Savaş sonrası dönem bize çamaşır makinesi, buzdolabı, uzay mekiği ve doğum kontrol hapı gibi harika buluşlar sunmuşken, son zamanlarda sunulan, birkaç yıl önce aldığımız telefonun azıcık geliştirilmiş bir tekrarı.
Oysa serbest vakitte gerçek dinlence ne bir lüks ne de kötü bir alışkanlıktır. C vitamini vücudumuz için ne kadar hayatiyse bu da beynimiz için o kadar hayatidir. Dünyada ölüm döşeğinde, "Keşke ofiste birkaç saat daha çalışsaydım ya da biraz daha televizyon seyretseydim," diye düşünen tek bir kişi yoktur.
Son yıllarda refah devletlerimiz giderek gözetim devletlerine benzemeye başladı. Büyük Devlet, Büyük Birader taktiklerini kullanarak bizi Büyük Toplum olmaya zorluyor. Gelişmiş uluslar son zamanlarda işsizler için, iş başvurusu atölyelerinden tutun da çöp toplama görevlerine, konuşma terapisinden Linkedln eğitimine dek hep bu tür "aktifleştirici" politikalara öncelik veriyorlar. Her işe on kişi başvuruyor olsa da, sorun talebe değil, arza atfediliyor. Diğer bir deyişle, "iş bulma becerilerini" geliştirmemiş ya da elinden geleni yeterince yapmamış işsizlere atfediliyor.