Adına “Açılım Süreci” denen tarihi gafletle başlayan ve ülkemizin bağrına haince saplanmaya çalışan terör faaliyetlerine son vermek, ülkemizin doğusundan batısına, her vatandaşın ve her kare toprağın selametini sağlamak için başlatılan Hendek Operasyonları, her saniyesinde büyük kahramanlık hikâyeleri ve cansiperane mücadele öyküleriyle dolu.
Bu öykülerden ve kahramanlardan biri de aynı zamanda kitabın yazarı olan Yeşil Bozlak. Kitabında bir askerin, bir eşin, bir evladın, bir kardeşin yüreğinde yanan ateşleri anlatmakla birlike; gelinen süreci, olayların ve müdahil olan her ferdin psikolojisini, çekilen çileyi, dökülen gözyaşını ve bu uğurda bir saniye bile düşünmeden, tereddüt etmeden, gözünü kırpmadan çatışmalara giren, şehit olan, gazi olanların hikâyelerinden sadece bir kısmını da olsa bize aktarmış. Bu “bir kısım” bile çok şey anlatırken, büyük dersler çıkarmaya yetiyor.
Böyle büyük ve topyekün bir ihanet girişimi ile buna karşı devletimizin, milletimizin tek yumruk oluşunu ve sahada faaliyette olan her bireyin mücadelesi anlatılırken, olabildiğince detay da verilerek hem mekan hem de olayların net bir şekilde gözümüzde canlanmasına imkan veriliyor. Tabii bunun heyecan verici olması kadar şehit ve gazilerimizi düşündükçe yüreklerimize nasıl dokunduğunu da hatırlamakta fayda var. Hal böyle olunca bir kitabı okumaktan, bir filmi seyretmekten öte; her hissi birebir yaşamış gibi oluyorsunuz.
Ben Hendek Operasyonları sürecinin ve yaşananların daha çok anlatılması, gerekirse filmler çekilerek ihanetin boyutunun anlatılması yanında, orada çarpışan, mücadele eden “serdengeçti” diye tabir ettiğim yiğitlerin mücadelesini n çok daha fazla tanıtılmasını dileyen biriyim. Bu konuda sınırlı kaynaklardan ve olayın birebir şahitlerinden biri olan Yeşil Bozlak’a başta