Bugün onu görebilecek mi, göremeyecek mi? Ne söyleyecek? Ne yapacak? Bakışı nasıl olacak? Ne isteyecek? Birlikte olmaktan hoşlanacak mı, hoşlanmayacak mı? Bu sorular Oblomov için büyük bir önem kazanmıştı. " Ah yarabbi, ne olur insan hiç bu sıkıntıları duymadan yalnız aşkı duyabilse! Bu ne belalı şey! Ateş gibi yakıyor içimi. Rahat yok, Kurtuluş yok bundan. Birdenbire içime dolan bu kaygılar, tasalar nedir? Aşk bir hayat okulu, ama ne zor bir okul! "
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İçinizdeki güç canlandığı zaman, derdi, Çevrenizdeki hayat da yeni bir anlam kazanacak, şimdi görmediğiniz şeyleri görecek, işitmediğiniz şeyleri işiteceksiniz; Sinirleriniz birer tel gibi ses verecek, dünyaların müziğini duyacaksınız, otların büyüdüğünü işiteceksiniz. Bekleyin, acele etmeyin, bir gün kendiliğinden olacak bu.
- Niçin böyle dertlisiniz?
- Bilmem ki, OIga Sergeyevna. Mutlu olmama da neden yok; nasıl olayım?
- Çalışın, insanlarla daha fazla düşüp kalkın.
- İnsanın bir gayesi olmalı ki, çalışsın. Benim gayem ne? Hiçbir şey.
- Gaye yaşamak.
- İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşama kalıyor; günün geçmesini,gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün yine aynı hayat.
- Siz ne için yaşadınız? insanın hayatı hiç bir şeye yaramaz olur mu?
_Olur, benimki işte.