Husserl'e göre, Descartes'le başlayan Kartezyen dünya anlayışı ve Galileo'yla başlatılan dünyanın matematiksel bir sistem olarak algılanması, özneyi dışta bırakmıştır.
Baudelaire, modern'i şöyle tanımlar: "Modernlik geçicidir, fânidir ve tesadüfîdir; sanatın bir yarısıdır o; diğer yarısı ise, ebedî ve değişmez olandır".
Modernlerin düşüncesi, hem toplumsal, hem ekonomik, hem bilimsel ve hem de teolojik açıdan birçok karmaşanın yaşandığı bir dönemde, düzen arama çabası olarak değerlendirilebilir.