Genç kız bunaldığını hissediyordu. Kaç saattir yoldaydı? Ailesinden ayrıldığı o anı hatırlıyordu, sevgiyle el sallayan anne babası bir yandayken terminale gelmek şöyle dursun iyi yolculuklar dahi dilemen abisi bir yandaydı. Artık eskisi kadar umurunda da değildi ya. Yola çevirdi gözlerini ilerlemekle kalmak arasında gidip gelen otobüs trafiğin mağduruydu. Uzun zaman sonra ilk defa bu kadar sıcak olan hava yolcuları terletirken beklemek dışında bir seçenekleri yoktu. Genç kızda bekliyordu. Kulaklığından Sertap'ın sesi duyuluyor ninniyle acı bir çağrı arasında gidip geldiğini hissettiriyordu genç kıza.
ilk bindiğinden beri ara ara bir kokunun kendisini yokladığını hissediyordu. Fakat emin olamıyordu her zamanki gibi. Özellikle de sıcak havanın etkisiyle herkesin kokusu birbirine karışırken emin olması daha da olanaksızdı. Ayrıca yıllar geçmişti artık aldığını sandığı kokunun bir önemi kalmamalıydı. Her seferinde 'önemsiz' de diyordu kendisine 'artık hiç bir şeyi değiştirmeyecek ufak bir detay.' O zaman neden her seferinde o ince parfüm kokusunun en ufak kırıntısında ciğerlerini sonuna kadar dolduruyordu, Nefesini vermekten korkuyor ve bir dahaki nefesinde o kokuyu bir daha hissedememekten korkuyordu? Kendisine itiraf etmekten en nefret ettiği ama asla da kaçamadığı en somut gerçeklikti bu...