Meryem

Bir nöron normalde dallanan bir ağaç gibi büyür ve bu da ona diğer nöronlara bağlanma olanağı sağlar. Dallar zenginleştirilmiş bir ortamda daha sık ve bolken, yoksunluk ortamında kuruyup gitmiş gibidir.
Beyin boş bir levha olarak değil, aksine, beklentilerle önceden donanmış olarak yaşama başlar.
Hayatın heyecanı kim olduğumuzla değil, kime dönüşme sürecinde olduğumuzla ilgilidir. Benzer şekilde beynin sihri de onu oluşturan parçalardan çok, parçaların dinamik, enerjik ve canlı bir doku oluş­turmak üzere kendilerini durmaksızın yeniden dokumalarında yatar.
Akıllı telefonunuzdaki elektronik aksamın yarısını sökerseniz artık arama yapamayacağınızı bilirsiniz çünkü donanımlar kırılgandır. Canlı yazılımlar ise direnir.
Tıpkı şehirler gibi, beyinlerin de bir son durağı yoktur. Yaşamımızı bir şeylere doğru tomurcuklar vererek geçiririz; hedef yer değiştirirken bile. Yıllar önce yazmış olduğunuz bir günlük sayfasının önünüze çıkıverdiğini düşünün. Sayfada yazanlar, şu anda olduğunuzdan biraz farklı bir kişinin düşünme biçimini, fikirlerini ve bakış açısını temsil etmektedir ve kimi zaman bunların size yabancı geldiği yerlerle de karşılaşırsınız. Aynı isme ve aynı geçmişe rağmen anlatıcı, yazma ve yorumlama eylemleri arasında geçen yıllar içinde değişime uğramıştır.