Lâmia'nın son kayıtsız fütursuz bakışı olmasaydı şu dakikada hepsini itiraf edecekti."Ben fakirim,fakat bekleyiniz!"diyecekti.Lâkin bu son nazar ona şimdiye kadar aldandığını,beş dakika evvel kuvvetli bir sevgi delilleri hükmünde olan bütün o hatıraların manasız şeyler olduğunu,bu aşkı yalnız kendisinin uydurduğunu anlatmıştı.Evet Lâmia kendisini sevmiyor ve hiçbir vakit sevmemişti.
Hüseyin Nazmi gidiyor,öyle mi?O da gidecek...Fakat o ümitlerinin arkasından koşmak için giderken bu ümitlerinin bitişinden kaçacak;arkadaşıyla çocukluktan beri başlayan zıtlık silsilesini tamamlayacak.
O zaman birden aklına bir gün arkadaşıyla Taksim Bahçesinde ellerine ilk aldıkları şiir mecmuasında okudukları parça geldi.Hafızasında nasıl kalmışsa öyle tekrar etti:"Mezarlığım başka bir hayat kavgasının mahvolmuş kuvvetleriyle dolu fakat henüz ölülerimin silsilesi bitmiş olmadı."
Bu silsilenin tamamıyla bitmiş olması için yalnız kendisi mi kalmış idi?İşte o da gidiyor,o da mahvolmuş kuvvetlere katılacak.