Fatma Nur

Lâmia'nın son kayıtsız fütursuz bakışı olmasaydı şu dakikada hepsini itiraf edecekti."Ben fakirim,fakat bekleyiniz!"diyecekti.Lâkin bu son nazar ona şimdiye kadar aldandığını,beş dakika evvel kuvvetli bir sevgi delilleri hükmünde olan bütün o hatıraların manasız şeyler olduğunu,bu aşkı yalnız kendisinin uydurduğunu anlatmıştı.Evet Lâmia kendisini sevmiyor ve hiçbir vakit sevmemişti.
Reklam
Bak!Ben de senin gibiyim,o kadar genç öldüğüne üzülme diye sana kendimi göstermeye geldim.
Hüseyin Nazmi gidiyor,öyle mi?O da gidecek...Fakat o ümitlerinin arkasından koşmak için giderken bu ümitlerinin bitişinden kaçacak;arkadaşıyla çocukluktan beri başlayan zıtlık silsilesini tamamlayacak.
O zaman birden aklına bir gün arkadaşıyla Taksim Bahçesinde ellerine ilk aldıkları şiir mecmuasında okudukları parça geldi.Hafızasında nasıl kalmışsa öyle tekrar etti:"Mezarlığım başka bir hayat kavgasının mahvolmuş kuvvetleriyle dolu fakat henüz ölülerimin silsilesi bitmiş olmadı." Bu silsilenin tamamıyla bitmiş olması için yalnız kendisi mi kalmış idi?İşte o da gidiyor,o da mahvolmuş kuvvetlere katılacak.