Ferhat Ayçiçek

Ferhat Ayçiçek
@Ferat_aycicek
Bâtıl sahibi, ordusu ve destekçileri olsa bile zelil, sarayları ve malları olsa bile üzüntülüdür. Hak sahibi ise sürgün edilmiş, duvarlar arasında tutsak edilmiş bile olsa izzetli, çubuklardan yapılmış evde yaşasa da mutludur.
Ulemanın telkini şöyledir; "Eğer erdemli ve ahlaki üstünlükler kolay ve zahmetsiz şeyler olsaydı, aşağılık ve soysuz kimseler bu hususta sizinle yarışır, sizi geçerdi. Eğer güzel ahlâk ve erdem kolay elde edilen şeyler olsaydı; en aşağı insanlar bile onlara sahip olurdu. Fakat ahlak hiç olmadığı kadar zordur: Sabretmek zordur. Affetmek zordur. insanların kötülüğüne ragmen temiz kalabilmek zordur. Kimsenin görmedigi yerde de dürüst kalabilmek zordur. Bu yüzden herkes iyi görünür; ama çok az insan gerçekten iyidir.
Reklam
Kul hakkı, sadece mahşerde degil; dünyada da insanın vicdanını karartan ağır bir yüktür. Allah Teâlâ dilerse kendisine karşı işlenen günahları affeder; fakat kulların hakkını, hak sahibi razı olmadıkça affetmez. Bu yüzden bir insanın malını haksız yere almak, gıybetini yapmak, iftira atmak, kalbini kırmak, emegini sömürmek veya ona zulmetmek kul hakkına girer. İnsan bazen bir sözün, bir davranışın veya bir ihmalin başkasında açtığı yaranın farkına varmaz. Oysa kırılan bir gönül, dökülen bir gözyaşı ve gasp edilen bir hak, sahibini kıyamet gününde mutlaka bulur. O gün ne makamın, ne servetin, ne de çevrenin faydası olacaktır. Hak sahipleri, haklarını sevaplardan alacak; sevaplar tükenirse günahlarını yükleyeceklerdir. Bu yüzden akıllı insan, hesaba çekilmeden once kendini hesaba çeker. Kırdığı gönülleri onarmaya, helallik almaya ve zulmettigi kimselerin hakkını ödemeye çalışır. Çünkü kul hakkı; tövbe ile degil, ancak hak sahibinin rızasıyla kapanan bir defterdir. Unutma: Bir insanın ahı, sessiz olabilir; fakat Allah katında asla kaybolmaz. Kul hakkından sakınmak, sadece dindarlığın değil, gerçek insanlığın da ölçüsüdür.
LÂ İLAHE İLALLAH ne demek?
O, tevhid kelimesidir... Dinin aslı ve temilidir, özü ve cevheridir, ilk payandasıdır. Nitekim İbn Ömer'in (radıyallâhu anhumå) aktardığına göre Rasûl (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "İslam beş şey üzere bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına şahitliketmek..? Lâ ilâhe illallâh... Varlık alemindeki en büyük kelime, kulu mabudunun katına ulaştıran kapı... Lâ ilâhe illallâh.... Kıble onun üzerine tayin edilmiştir, din onun üzerine tesis edilmiştir, canlar onunla koruma altına alınmıştır, daru'l-islâm onunla daru'l-küfürden ayrılmıştır, insanlar cennetlik ve cehennemlik, hidayet bulmuş ve sapkın diye onunla taksim edilmiştir. Lâ ilâhe illallâh... O olmadan ameller kabul edilmez, o olmadan iman olmaz. Lâ ilâhe illallâh... Hak şahitlik, doğru söz, şirkten beraat... Lâ ilâhe illallah... Allah'in kulları üzerindeki hakkı. Evet! O Allah'ın kulları üzerindeki hakkıdır, cihad kılıçları onun yolunda kınlarından çekilir. Lâ ilâhe illalláh... Mahlukat onun için yaratılmıştır, Rasüller onun için gönderilmiş, kitaplar onun için indirilmiştir... La ilahe illallah... Teraziler onun için kurulmuş, divanlar onun için yayılmış, sevap ve ikab yurdu onun için hazırlanmış, ondan dolayı cennet ve cehennem sevki gerçekleşmiş, insanlar mümin ve kafir diye iki kesime, muttakiler ve facirler diye iki sınıfa, cennetlik ve cehennemlik olmak üzere iki bölmeye ayrılmıştır... Süfyan b. Uyeyne şöyle demiştir: "Allah kullarına onlara La ilahe illallah'› tanıtmaktan daha büyük bir nimet vermemiştir."
Sayfa 12 - Hidayet·Kitabı okudu
TEVHİDİN ÖNEMİ… (Tevhid nedir)
İlim ve amel yönünden en çok değer verilmesi gerekenler sırasının başında Yüce Allah'ı ibadette birleme emridir. Bu, Kur'ân'ın en büyük davasıdır, ilk Rasüllerin yegane görevidir: "Kasem olsun ki biz her ümmete "Allah'a ibadet edin ve tağuttan sakının" davetini yapmaları için Rasül gönderdik." (Nahl, 36) "Senden önce gönderdiğimiz tüm Rasüllere "benden başka ilah yoktur, öyleyse sadece bana ibadet edin" diye vahyettik." (Enbiya, 25) Kur'ân'in tamamı bu sözden bahseden, bu söze davet eden ve dünya ve ahirette kurtuluşu bu söze bağlayan bir bildiridir. Bu söz, yani kelime-i tevhid, Adem (aleyhisselâm)'dan Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e dek tüm semavi risaletlerin özüdür. Her Rasûl kavmine şunu derdi: "Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, Ondan başka ilahınız yoktur." (Araf, 59) Rahman'ın kullarının özelliklerinden birisi de şudur: "Onlar ki Allah'ın yanı sıra bir başka ilaha ibadet etmezler." (Furkan, 68) Yeryüzünde otoriterlik vadedilen müminlerin vasıflarından birisi de şudur: "Bana ibadet ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar." (Nur, 55) Hatta Allah peygamberlerin babası ve haniflerin önderine şirki bir kenara atması ve müşriklerden beri olması yönünde hitapta bulunmuştur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada (kıyama) duranlar, rüku edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et." (Hac, 26) Musa'ya da şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilah yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl." (Taha, 14) Râsullerin sonuncusuna da şöyle buyurmuştur: "Andolsun ki, sana da, senden öncekilere de şu vahyedildi: "Yemin ederim ki, eğer şirk koşarsan bütün çalışmaların boşa gider ve mutlaka kendine
Sayfa 10·Kitabı okudu
Putların ilk yapılışı ve sebebleri…
İbn Abbâs (radyallahu anhumá) Yüce Allah'ın "Dediler ki: İlahlarınızı sakın terketmeyin. Ved'i, Suvâ'yı, Yeğüs'u, Yeuk'u ve Nesr'i sakın bırakmayın." (Nuh, 23) ayeti hakkında şöyle demiştir: "Ayette geçen bu kelimeler Nuh kavminden olan salih adamların isimleridir. Bunlar öldükten sonra şeytan kavimlerine onların oturdukları meclislerine heykeller dikmelerini ve bu heykellere onların isimlerini vermelerini telkin etti, onlar da böyle yaptılar, ama bu dikili taşlara o zamanlar ibadet edilmedi. Sonra bu taşları dikenlerin ölümünün ve ilmin unutulmasının ardından bu taşlara ibadet edilmeye başlanıldı." (Buhari,4940) Kurtubi (rahimehullah) şöyle demiştir: "Bu işi ilk yapanlar o suretleri görerek teselli bulsunlar ve onların salih hallerini hatırlayıp onlar gibi gayret göstersinler, kabirlerinin yakınlarında Allah'a ibadet etsinler diye yapıyorlardı. Onların ardından ise kendilerinin maksatlarını bilmeyen bir nesil geldi. Şeytan bunlara: "atalarınız bu suretlere ibadet ediyorlar ve tazim ediyorlardı" diye vesvese verdi." (Kurtubi,18/308)
Sayfa 9 - Hidayet·Kitabı okudu
Reklam